NAİM SÜLEYMANOĞLU’NUN TÜRKİYE’YE GELMESİNİ İKNA ETTİ: MALİK ESER

Malik Eser, asıl mesleği terzi olan aynı zamanda Çukobirlikspor ve milli halter takımı başantrenörü olan rahmetli amcası Cafer Eser’in yanında terzi çıraklığı yaparken 8-10 yaşlarında haltere başladı. Çok kurallı ve disiplinli olan amcası Malik Eser’e torpil yapmadığı gibi sürekli azarlayarak ve başarılarını küçümseyerek Türkiye genelinde önemli dereceler yapmasını sağladı. Akdeniz Oyunları, Balkan ve Avrupa şampiyonalarında koparma, silkme ve toplamda 60’ya yakın rekor kırdı. Polonya’da Naim Süleymanoğlu ile yarıştı ve hepsinden önemlisi Naim’in Türkiye’ye gelmesini kamp yaptıkları otelin odasında gizli görüşmelerle ikna etti. Naim’in Türk ve dünya halterine katkılarının unutulmayacağını ifade eden Malik Eser, erken yaşta ölümünü de çok üzüldüğünü anlattı.
HAZIRLAYAN: RAMAZAN ŞANIVAR
Malik Eser, 6 Nisan 1962 yılında Adana’da doğdu. Lütfiye Kısacık ilkokulu, Ziyapaşa Ortaokulu ve Borsa Lisesi’nden mezun oldu. Düzgün fiziği ve boyunun uzun olması nedeniyle spora mahalle takımı Kanalgücü’nde lisanslı futbol oynayarak başladı.
Terzi olan, aynı zamanda Çukobirlikspor ve Milli Halter takımı antrenörü olan amcası rahmetli Cafer Eser’in yanında terzi çıraklığı yaptığı dönemde 8-10 yaşlarında haltere de başladı. Kendini halterde sürekli geliştirdi. Akdeniz Oyunları, Balkan ve Avrupa Şampiyonaları’nda 60 kadar rekor kırdı.
14 yaşında Antalya’da Türkiye şampiyonasında yıldızlarda 4. oldu. Daha sonra yıldız, genç ve büyüklerde defalarca Türkiye şampiyonluğu yaşadı. Malik Eser, BÖLGE GAZETESİ’nin sorularını şöyle yanıtladı.
Kendinizden söz eder misiniz ? Eğitiminiz nedir? Hangi sporlara ilgi duydunuz? Haltere kaç yaşında başladınız ?
1962 Adana doğumluyum. Borsa Lisesi’nden mezun oldum. Mahallemizde Kanalgücü futbol takımında lisanslı olarak futbol oynadım. Çukobirlik ve Milli takım antrenörü olan rahmetli amcamın yanında terzilik yaparken onunla birlikte motosikletle antrenmanlara gidip gelmeye başladım. Futbol ile halter arasında tercih yapmam gerekiyordu. Biraz da amcamın baskısıyla haltere ağırlık verdim. 14 yaşında haltere başladım. İlk resmi yıldızlar Türkiye birinciliğinde Antalya’da dördüncü oldum. Daha sonra halteri sürekli geliştirdim. Çukobirlikspor’un ilk lisanslı sporcularından sayılırım. Türkiye genelinde rekortmen sporcu oldum. Hemen hemen gitmediğim Avrupa ülkesi kalmadı. Kendi imkânlarımla bu ülkelere gidemezdim. Ayrıca bir gazete tarafından yılın sporcusu da seçildim.
Rahmetli amcanız Cafer Eser’in halter sporuna büyük emekleri var. Biraz ondan da söz eder misiniz? İnsan olarak, antrenör olarak nasıl birisiydi?
Amcam eski bir halterci. Gerçekten halter sporuna sadece Adana’da değil Türkiye genelinde önemli katkıları olmuştur. Naim Süleymanoğlu’nun bile antrenörlüğünü yapmıştır. Fazla kurallı ve disiplinli. Hatayı, antrenman kaçırmayı, yalan söylemeyi asla affetmeyen bir yapısı vardı. Açıkça söylemek gerekirse benim üzerimde çok desteği var. Ancak, zaman zaman ezdiği de oldu. Aslı amcam olduğu için torpil yapmadığı gibi, beni her zaman diğer sporcuların yanında ikinci plana attı. Bu durum beni çok olumsuz etkiledi ve üzdü. Zaman zaman isyan ettiğim, halteri bırakacağımı söylediğimde de beni azarlardı. Mekanı cennet olsun. Özellikle Adana’da dar gelirli aile çocukları Erdal ve Erol Ekici, Mehmet, Salih ve Ziya Suvar, Yusuf Dalgınlı, Hasan Koç, İsmail Bayam, Adil Gül, Faruk ve Soner Küreci, Ali Göncel, Mithat Saçanel, Ergin Kıran, Fethi Ülke, Bilal Doğan, Halil Bilgin, Kürşat Ayaz, Şerif Eser, Hasan Yıldrırım ve daha birçok sporcuya rekor kırdırdığı gibi milli takımlarda yarışmalarını da sağlamıştır.
Halterde, kaç rekor kırdınız? Rekorlar daha önceleri kimlere aitti? Ayrıca kaç kez milli takıma seçildiniz? Türkiye, Avrupa ve dünya genelinde ne gibi başarılarınız var?
60 kadar rekor kardım. Her müsabaka, her yarış millilik sayıldığı için sanıyorum 200 kez milli mayoyu giydim. Bu arada, yıldızlarda Hasan Has’a ait rekoru kırdım. Gençlerde İsmail Bayam’ın Münih Olimpiyatlarında kırdığı rekoru kırdım. Büyüklerde 14 yıl aradan sonra Harun Akkaya’ya ait rekoru kırdım. Bu arada Fas Kazablanka, Suriye Lazkiye, Mısır, Tunus Akdeniz Oyunları, Bulgaristan, Yunanistan, Romanya, Balkan şampiyonaları, Polonya, Portekiz, Doğu Almanya, Fransa Avrupa şampiyonalarına katıldım. Hatta 1987 yılında Fransa’da güçlü rakiplerime rağmen dünya 5. oldum. 1985 yılında Naim Süleymanoğlu ile Polonya’da bir müsabakada birlikte yarıştık. O dönemlerde Bulgaristan adına yarışıyordu. Naim’in Türkiye’ye gelmesinde benimde önemli payım bulunduğuna inanıyorum.
Naim Süleymanoğlu ile dostluğunuz nerede gelişti? Türkiye’ye gelmesi için ne gibi desteğiniz oldu? Bundan söz eder misiniz ?
Belki çok kişi inanmayacak ama Naim’in Türkiye’ye gelmesinde benim önemli katkım oldu. Polonya’da aynı otelde kaldık ve iyi bir dost olduk. Naim o zamanlar adı Naum Shalamanov du. Türklerle konuşmaktan çekiniyordu ve izleniyordu. Otel odasında birkaç kez gizli şekilde bir araya geldik. Ona Türkiye’yi anlattım. Daha çok para kazanacağını söyledim. Naim’de Türkiye’ye gelmeyi çok istiyordu. Bulgaristan’da kendilerine işkence yapıldığını ve kötü davranıldığını, Türkçe konuşmanın yasak olduğunu anlattı. Naim spora güreşle başladığını da söylemişti. Türkiye’den başta Cumhurbaşkanı Turgut Özal, olmak üzere bazı devlet yetkilileriyle gizli görüşmeler yaptığını da anlattı. Bana çok güvendi. Hatta Türkiye’ye gelmek istediğini bir gazetenin yazmasını da istedi. Polonya dönüşü, Ankara’da Stat Oteli’nde kampa girdim. Bu arada benimle daha önce haber yapan Rüzgarlı Sokakta Ulus Gazetesi’ne giderek Naim’in Türkiye’ye gelmesiyle ilgili fotoğraflı haber çıkarılmasını sağladım. Ve daha sonra Naim Türkiye’ye geldiğinde dostluğumuz sürdü. Erken ölümüne çok üzüldüm. Naim dünyanın efsane haltercisi olarak hafızalarda kalacak. Naim sayesinde masörümüz, doktorumuz oldu. Yeni eşofman çok kaliteyi malzemeler verilmeye başlandı. Vatani görevimi de Silahlı Kuvvetler Gücü’nde yaptım. Burada da önemli dereceler elde ettim.
Halterden çok para kazandınız mı? Size neler sağladı? Antrenör ve hakemlik yaptınız mı? Halter sporu yapmak isteyen genç kız ve erkeklere ne gibi önerileriniz var?
Bizim dönemimizde ödül yönetmenliği çok iyi durumda değildi. Her şey Naim Süleymanoğlu geldikten sonra olumlu bir şekilde değişti. Yine de verilen ödüllerle biraz yatırım yaptım. Çok ciddi sakatlıklar geçirdim. Hakem olmayı düşünmedim. Ancak, iyi bir antrenör olabilirdim. Çünkü Cafer Eser, Halil Bilgin, Kemal Başkır, Salih Çakır gibi hocalarla çalıştım. Bazı konulara çok kızdım ve 1988 yılında halteri bıraktım. Halter sporu Naim’den önce, Naim’den sonra ikiye ayırmak gerekir. Şu anda ödüller çok yüksek. Kızlara ve genç erkeklere tavsiye ederim. Çok çalışmaları, iyi hocalardan bilimsel antrenman yapmalarını öneririm. Halter diğer sporculardan farklı olarak iyi beslenmek gerekir. Babam, varlıklı birisi değildi ancak başarılarımdan ve gazetelerin benden söz etmesinden çok mutlu oluyor va gurur duyuyordu. Benim dereceye girmem için bal, tereyağı, kaşar peyniri ve yumurtayı evden eksik etmezdi.