HADİ KOŞ VATANDAŞ KOOOŞ TÜRKİYE PASAPORTUNA KOŞ

Çin televizyonundaki genç kadın elinde bir çift Türkiye Cumhuriyeti Pasaport ile işveli işveli konuşuyor. Şöyle bir şeyler duyuluyor gibi: “Hen hao de jihui. Nin zai Tüerki de zhusuo he nin de tüerki hüzhao…” Elbette bu kadar değil, çok daha uzun. Buraya aldığım iki tümcenin tercümesi aşağı yukarı şöyleymiş: “Büyük fırsat!. Türkiye’de yeriniz ve türk pasaportunuz olsun.” Genç kadının televizyon ekranından çekilmiş üç fotoğrafını görünce zaten neyin ne olduğunu hemencecik anlayacaksınız.
2008 yılında, Çin Belediyeler Birliği’nin daveti üzerine bu koskocaman ve çoook kalabalık ülkeye Başkan Aytaç Durak refakatinde gitmiştim. Bizi birkaç kentte gezdirdiler. En çok da otobüsle yapılan kentler arası geziler ilginçti. Çünkü, bir yanda fakir köylüleri, öte yanda zenginliğin şımarttığı pembe yanaklıları görebiliyorduk. 2010’dan sonra çocuklarımın işleri nedeniyle Çin ve Çinlilerle daha çok temasım oldu. Öğrendim ki, üretim çılgınlığının doruklarına erişmiş olan çekik gözlü dostlarımız Türkiye’de bir ticaret köprüsü kurmayı düşünüyorlarmış. Basitçe söylemek gerekirse, bizdeki Bölge Müdürlüğü kavramının uluslararası formu… Böylece, Avrupa pazarlarında çok daha etkin yer alabileceklerini düşünüyorlardı.
İşte!.. Fırsat önlerinde… Tavşan genetiğini anımsatan hızla çoğalan Suriyeliler ile Katarlılar, Suudiler ve daha bilmem hangi ülke insanlarından sonra Çin Milleti de bu güzel topraklarda yer yurt sahibi olabilecek. Allah bilir, onlara da, tıpkı Suriyeliler gibi vergi muafiyeti ile hastanede, postanede kolaylıklar tanınacaktır.
ÇİNCE YETMEZSE ARAPÇA VERELİM
İnternette bir konuyu araştırırken Arapça sözlü ve Arapça yazılı bir video ile karşılaştım. Fotoğraflar çektim. Birini buraya alıyorum. Hangi ülkedir, çıkaramadım ama reklamın konusunu eminim ki hemen çıkarabileceksiniz…
Ezcümle, dünyaya sesleniyoruz: KOŞ VATANDAŞ KOOOŞ, TÜRKİYE PASAPORTU BUNLAR!.. Hayırlısı artık!.. Ne diyelim!..