HAVUZUN YAKISIKLI ŞAMPİYON BEYEFENDİ TAÇSIZ KRALI: ZAFER ÇOKDUYGULU

HAVUZUN YAKISIKLI ŞAMPİYON BEYEFENDİ TAÇSIZ KRALI: ZAFER ÇOKDUYGULU

HAZIRLAYAN: RAMAZAN ŞANIVAR

Zafer Çokduygulu 19 şubat 1956 yılında Adana’da doğdu.  İlkokulu Milli Mensucat, ortaokulu İstiklal, liseyi ise tarihi Erkek Lisesi’nde tamamladı.

Yüzmeyi, 9 yaşlarında Atatürk Yüzme Havuzu’nda rahmetli milli yüzücü Nihat Erdem’den öğrendi. 10 yaşında girdiği ilk resmi müsabakada 50 metre serbestte birinci geldi. Okul dönemlerinde yüzme ve futbol başta olmak üzere çeşitli spor dallarıyla yakından ilgilendi.

Sırt branşında Adana bölge birinciliğinin yanı sıra 100-200 metre sırtta Türkiye birinciliği bulunan Zafer Çokduygulu’nun spor sevgisi Adana Demirspor’da yüzen, sutopu oynayan yenilmez armada takımının en iyilerinden dayısı Sefa Aydın ile mavi-lacivertli tarihi kulüpte profesyonel futbol oynayan ve Devlet Demiryollarında Personel Müdürlüğü yapan, ayrıca 22 yıl profesyonel kulüpte başkan yardımcılığı, mali sekreterlik yapan diğer dayısı Ahmet Aydın’dan gelmektedir.

5 yıl kadar sırt branşında şampiyonluğu kimseye kaptırmayan Zafer Çokduygulu, Türkiye rekorunu 2 salise ile kaçırdı. Çokduygulu, yüzmede kendine model olarak Türkiye’de 100 metre serbesti ilk kez bir dakikanın altında yüzen merhum Ayhan Karataş’ı model aldı. Sutopu’nda ise aynı zamanda hocası olan Tuncay Şenyüz’ü örnek aldı.

17 yaşında olmasına rağmen sutopunda büyük takımda da yer alan Zafer Çokduygulu, Demirspor mayosuyla defalarca genç ve büyüklerde şampiyonluklar yaşadı.1972 yılında Romanya’da, 1973 yılında Bulgaristan’ın Varna Kenti’nde, aynı yıl Almanya’da gerçekleştirilen Avrupa sutopu şampiyonasında milli mayoyu giydi.

Vatani görevini Muhafızgücü’nde yapan Zafer Çokduygulu, burada da yüzme ve sutopunda şampiyonluklar yaşayarak, çeşitli ödüller kazandı.

Tenis Dağcılık ve Su Sporları Kulübü’nde de milli yüzücü Feridun Deveci’nin başkanlığında, Fahri Gez’in antrenörlüğünde sutopu takımının birinci lige yükselmesinde büyük katkıları bulunan Zafer Çokduygulu, sorularımızı şöyle yanıtladı.

Kendinizden söz eder misiniz ? Yüzmeyi kimden nerede öğrendiniz? İlk resmi müsabakaya kaç yaşında girdiniz? Bu yarışta kaçıncı olmuştunuz ?

1956 Adana doğumluyum. İlkokulu Milli Mensucat, orta okulu İstiklal, liseyi ise Erkek Lisesi’nde tamamladım. Çevremizde ve mahallede boğulma olayları fazlaca olduğu için rahmetli babam acemi kartı çıkartarak sürekli merak ettiğim Atatürk Yüzme Havuzu’nda beni milli yüzücü Nihat Erdem’e teslim etti. Nihat ağabey sert biriydi. Ancak bana yüzmeyi sevdirdi. Kısa zamanda yüzmeyi öğrendim. Bu arada o dönemlerde milli ve rekortmen yüzücüler vardı. Onların antrenman ve hafta sonu yapılan müsabakalarını yakından izlerdim.

Nihat Erdem, bir gün bana dönerek kendini hazırlama mı hafta sonu yarışa gireceğimi söyledi. O anda elim ayağım titremeye ve heyecanlanmaya başladım. Yarış günü gelip çattı. Bildiğim tüm duaları okudum. Nihat Erdem’in verdiği moralle 50 metre serbest yarışına girdim. Benden daha iri ve deneyimli ağabeyleri geçerek birinci geldim. Bana büyük güven oluştu. Daha sonra her hafta sonu yapılan hediyeli yarışlara katılarak kendimi geliştirdim.

Atatürk Yüzme Havuzu’nda sizin yüzdüğünüz dönemlerde büyük sporcular arasında dostluk, arkadaşlık, dayanışma nasıldı ? Rekabet var mıydı ? Bunlardan söz eder misiniz ?

Samimi söylemek gerekirse milli, rekortmen büyük ağabeyler bizlere iyi davrandıkları gibi, yüzme ve sutopumuzun gelişmesi için zaman ayırarak bizlere büyük destek veriyorlardı. Kendi aralarında da tatlı bir rekabet vardı. Bunun yanı sıra büyük dayanışma, arkadaşlık da vardı. Akrabalık bağı bulunan başta Gürhan Bencan olmak üzere, Ünsal Fikirci, Ayhan Karataş, Mustafa ve Erdal Acet kardeşler, Tuncay Şenyüz, Yılmaz Boztay, Fahri Gez’den sadece yüzme değil, saygıyı, dürüst olmayı, ahlaklı olmayı da öğrendik. Bu durum bizlerin geleceğini de şekillendirdi. Bizler de küçüklerimize iyi davranıyoruz. Elimizden geldiğince yüzmede ki eksiklerini gideriyorduk.

Yüzme ve sutopunda ne gibi dereceleriniz var ? Kaç kez milli mayoyu giydiniz ?  Hangi antrenörlerle çalıştınız ? Yurt dışında hangi ülkelere, nerelere gittiniz ?

Adana Demirspor’da spor yaptığım yıllar Mustafa Acet ve Fahri Gez’in çok önemli katkıları oldu. Milli takımda ise Yugoslav Darko Selenec ve milli rekortmen yüzücü, İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü’nün efsane sporcusu merhum Mithat Hantal’dan sutopunun tüm inceliklerini, uluslararası oyun kurallarını, taktik ve çok yeni şeyler öğrendik. Bu büyüklerin bize olan desteğini asla inkâr edemeyiz. 1972 yılında Cabbar Yuva, İrfan Verekdal, Ahmet Gökbuket, Cumali Kandilci, Oğuz ve Tufan Gerek’ten oluşan Demirspor genç takımı olarak Türkiye şampiyonu olmuştuk. Milli takıma ilk kez 1972 yılında sutopunda seçildim. Genç milli takım olarak aynı yıl Romanya’da yapılan Balkan Şampiyonası’na katıldı. Burada hayli deneyim kazandım. 1973 yılında ise bu kez Petek otelde milli takım kampında iyi bir hazırlık dönemi geçirdik ve Bulgaristan’ın Varna Kenti’nde gerçekleştirilen Balkan Şampiyonası’na gittim. Yüzme yaşamımda en önemli seyahat Avrupa Şampiyonası için gittiğimiz Almanya’da oldu. Çok yeni ve çağdaş tesisler gördüm.  Çünkü bir yıl önce Münih Olimpiyat Oyunları yapılmıştı. Hollanda’nın Başkenti Amsterdam’da gerçekleştirilen uluslararası yarış için yine İstanbul’da Petek Otel’de kampa davet edildim. Hollanda’yı görmeyi arzuluyordum. Sınav tarihine denk geldiği için gidememiştim ve çok üzülmüştüm.

Bu arada, vatani görevimi Muhafızgücü’nde yaptım. Burda da yüzme ve sutopunda önce Ankara şampiyonu, daha sonra da Türkiye genelinde önemli dereceler elde ettik.

Dayılarınız koyu Demirsporlu milli yüzücü ve sutopucu Sefa Aydın ile Demirspor’da futbol oynayan ve Devlet Demiryollarında uzun yıllar Personel Müdürlüğü yapan Ahmet Aydın birçok sporcuyu demiryollarında işe alarak büyük destek vermiş. Ayrıca Demirsporda futbol oynayan, sonra de yerel gazetenin kurucusu olan kardeşiniz Savaş Çokduygulu’dan da söz eder misiniz ?

Rahmetli Sefa ve Ahmet dayılarımla gurur duyuyorum. Sefa dayım, Yenilmez armada sutopu takımında efsane kadroda Muharrem Gülergin ile uzun yıllar sutopu oynayarak önemli başarılar elde etmiş. Ahmet dayım, okul yıllarında Ticaret Lisesi’nde başlayan futbol serüveninin ardından uzun yıllar mavi-lacivertli kulüpte profesyonel takımda futbol oynadığı gibi Devlet Demiryolları 6. İşletme Bölge Müdürlüğü’nde Personel Müdürü olarak görev yapmış. Ayrıca mevzuatı çok iyi bildiği için 22 yıl yönetimlerde başkan yardımcılığı, genel kaptan ve sekreterlik yapmış. Bu zaman içinde onlarca sporcuyu işe almış. Onların yaşamını kolaylaştırmış ve emekli oluncaya kadar katkıda bulunmuş. Bizlerde sporculuğumuz ve yaşantımızda dayımları model aldık. Ahmet dayımı Ankara Şekerspor Kulübü profesyonel yönetici olarak transfer etmek istemişti.

Küçük kardeşim Savaş Çokduygulu, Demirspor alt yapısında futbola başladı. Sırasıyla genç takım, amatör hatta profesyonel takıma kadar yükseldi. Daha sonra Adana’da ihtiyaç duyulan ve çok okunun 5 Ocak Gazetesi’nin kuruculuğunu yaptı. Gazete hayli iyi gidiyor.

Eski yüzücüler bir araya gelerek Tenis Dağcılık ve Su Sporları Kulübü’nün sutopunda 1. Lige yükselmesine önemli katkılarınız olmuş. Bunlardan söz eder misiniz ?

Demirspor yüzme ve sutopu şubesini kapatmıştı. Eski milli yüzücü ve sutopucu Feridun Deveci Tenis Dağcılık Su Sporları Kulübü’ne başkan olmuştu. Tüm sporcuların sevdiği ve bilgisine çok güvendiği Fahri Gez’de TDSS Kulübü’nde antrenör ve tesis müdürü olmuştu. Benimle birlikte eski yüzücüler Cabbar Yuva, Cevdet Canbolat, İrfan Verekdal, Oğuz ve Tufan Gerek, Cumali Kandilci ile birlikte sutopu takımının birinci lige çıkmasını sağladık.  Aslında beni Galatasaray ile İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü ’de transfer etmek istedi. O dönemlerde başta annem olmak üzere ailemi de yalnız bırakmak istememiştim.

Yüzme yaşamınızda unutamadığınız anılar var mı ? Bunları anlatır mısınız ?

Atatürk Yüzme Havuzu’nda sporcuların yanı sıra çok iyi yöneticilerimiz ve bizlerin geleceğini şekillendiren büyüklerimiz oldu. Nihat ve Lütfi Erdem. Daha sonra doktor olan ve geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Gültekin, milli yüzücü ve sutopucular Haydar ve Zafer’in babaları eski Demirsporlu futbolcu rahmetli Ali Çakırgil, yine Şenol-Birol kardeşlerin babaları Hasbi Uçar, eski yüzücü, Yüzme Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi, il temsilcisi avukat Ruhi Polisçi’nin bizlere çok önemli katkıları oldu.

Muharrem ağabeyin Gar lokantasında 3 öğün yemek verilirdi. Bu sporcular için çok anlamlıydı. Beden Terbiyesi Bölge Müdürü Cemil Oka başta olmak üzere Muharrem Gülergin’e ve Ruhi Polisçiye minnettarız. Bunu unutamıyorum.  Demirspor’un İzmir’de en büyük rakibi İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü ile sutopu maçı vardı. Finalde röveşata yaparak ayaklarımla gol attım. Milli takım ve İYİK Antrenörü İbrahim Sulu beni kutlamıştı.

Bir de Atatürk Yüzme Havuzu bünyesinde sutopu takımı olarak kamp yaptığımız misafirhane vardı. Hocamız da Fahri Gez’di. Her gün sabah kahvaltı için ekmek almaya bir sporcu giderdi. Kura çekiminde her gün ekmek almaya Cumali Kandilci çıkardı. Buna çok gülerdik. Cumali’de fırından dönerken yolda ekmeğin yarısını yerdi.

Hakemlik ve antrenörlük yaptınız mı ? Faal sporculuğun ardından ne gibi işlerle meşgul oldunuz ?

Hakemlik yapmadım. Ancak, TDSS Kulübü’nde Şahin Ciğer ile birlikte hem sutopu oynadım hem de antrenörlük yaptım. Sivil yaşamımda rahmetli dayımlarla uzun yıllar belediye çay bahçesini çalıştırdık. Daha sonra milli yüzücü Mustafa Acet’in yardımıyla İncirlik Amerikan Üssü’nde çalıştım. Kardeşim Savaş ile taksi durağı ve çiçekçi dükkânımız vardı. Şu anda Çukurova Belediyesi’nde spor tesislerinin sorumlusu olarak görev yapıyorum.  Günay ve Gökay adında 2 oğlum var. Mutlu bir aile yaşantım bulunuyor.

MİLLİ YÜZÜCÜ BENCAN: “ZAFER HEM İNSAN VE SPORCU OLARAK MÜKEMMEL”

Milli Yüzücü ve Uluslararası Sutopu Hakemi Gürhan Bencan, aynı zamanda teyze çocuğu olan Zafer Çokduygulu’nun havuza gelmesini ve yüzme sporunu seçmesinde önemli rol oynadığını söyledi.

Zafer Çokduygulu’nun arkadaşlarıyla ilişkileri, nezaketi ve saygısı, sporculuğunun mükemmel olduğunu ifade eden Bencan, konuşmasında şunlara yer verdi:

“Öncelikle Zafer komple bir sporcuydu. Dayıları rahmetli Sefa Aydın, yenilmez armada sutopu takımında Muharrem Gülergin ağabeylerle ilk kuşak sporcu olarak uzun yıllar sutopu oynadı. Büyük dayısı Ahmet Aydın Demirspor’da profesyonel futbol oynadığı gibi Devlet Demiryolları’nda Personel Müdürü olarak birçok futbolcunun ve yüzücünün işe girmesini sağlayarak hayatlarını kurtardı. Zafer’i hem spor yaptığı yıllardan, hem de günümüzde çok sever ve beğenirim. Yanlış hatırlamıyorsam Zafer hem yüzme, hem de sutopunda milli mayoyu giydi. Özellikle sutopunda tekniği çok iyiydi. Futbolda da hayli başarılıydı. Yolu açık olsun.”

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor