KOZA ŞİFLETİCİLER ŞU GÜNLERDE DOLAŞIRDI

Gençlere sorarsanız, duymuştur ama bizim anladığımız manada kozayı bilmez. Şiflemenin ne olduğunu bilenlerin sayısı ise, emin olunuz, tahminlerin çok altındadır.

Allame havasını bşir yana bırakıp anlatalım: Koza, pamuğun dalındaki adıdır. Açılmış sert kabuk içindeki lif yumağıdır. Çiğit dediğimiz çekirdekler de işte bu yumak içindedir.

Çocukluğumuzda daha çok yerli pamuk ekilirdi. Bu tür pamuklar dalından şif dediğimiz kabuğuyla derilir ve fabrikaya öyle teslim edilirdi. Yaklaşık 60 yıldır Akala, Queen Caroline,Upland Deltapine gibi yabancı tohumlar ekilmekte. Bunların pamuğu, şifsiz, yani kabuksuz olarak toplanabiliyor. Pamuk lifinin çekirdeklerinden arındırılmasına çırçırlama, bu işi yapan tesislere de çırçır denir.

Şifiyle gelen pamuğun öncelikle o sert kabuğundan ayrılması zorunluydu. Bunun için de, fabrika işçilerinin bir kısmı görevlendirilirken, tonlarcası da evlere dağıtılırdı. Bu işi yapanlar, kocaman çuvalı sırtlayıp sokak sokak “Koza şifleyeeen!” diye bağırırlar, çok geçmeden de çağrılırlardı. Koza şiflemek, yani çekirdekli lifi kabuğundan ayırmak pek çok aile için ekonomik katkı sağlardı. El kantarıyla tartılan koza teslim edilir ve işin ne zaman bitirileceği konusunda anlaşmaya varılırdı. Kozacı, anlaşılan gün aynı eve gelerek yine el kantarında tarttığı çiğitli lifi alıp işlenmiş ağırlığa göre ücret ödeyerek dönerdi.

Kozanın nasıl şiflendiğini de halamlarda görürdüm. Çok çocukluydu halam. Bir savanın ortasına dökülen kabuklu kozanın lifi, etrafına oturanlar tarafından tek tek ama pek hızlı hareketle ayrılırdı. Tabii, lif yumağı bir tarafta, kabuk ayrı bir tarafta toplanırdı.

Koza kabuğu, ki şif derdik buna,  çok güzel yanar, tandır ve sac ekmeği yapılırken pek yararlı olurdu. Hatta en güzel sac ekmeğinin koza kabuğu ile hazırlandığı söylenirdi.

Halamın oğlu bir kozacıya günde kaç kapıya şiflenecek çuval teslim ettiğini sorduğunda, “Belli olmaz, bazen 25, bazen 30 kapı olur” cevabını almıştı.

Elimdeki çok eski fotoğrafı sunuyorum. Bahsettiğim koza şifleme işlemini yapan bir ailenin belgesel görüntüsüdür bu fotoğraf.

“ÖZAL BULVARI”NI UNUTMADIK YENİ YORUMLAR PAZARTESİNE

Geçtiğimiz hafta boyunca yazılarımızın konusu Turgut Özal Bulvarı için düşünülen tramvayla ilgiliydi. Tramvayın bu güzelim bulvarı katledeceğini belirtren yüzlerce yorum ve fikri destek aldık. Bunların pek çoğunu yayınladık ama yenileri geldi. Pazartesine de yeni yorumlardan ilginç olanları sunacağız.

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor