19 MAYIS’IN HEMEN ÖNCESİNİ İSMET PAŞA’DAN DİNLEYELİM

Gazi Mustafa Kemal Paşa,  10 Kasım 1918 akşamı Adana’dan ayrılırken saldırgan uluslara karşı halkın gücüyle karşı koymaya kararlıydı. Böyle bir mücadele ortamını  ararken, aldığı görev bu fırsatı yarattı. Şimdi söz İsmet Paşa’da:

“Atatürk’ün Anadolu’ya gönderilmesi kararı Karadeniz’de baş gösteren umumi siyasi tehlikeler yüzündendi. Karadeniz sahillerinde Pontus hayali ile birtakım unsurlar faaliyete başlamışlardı. Atatürk’ü bu göreve göndermek isteyenler hükûmeti böyle bir tehlikeyle tehdit etmişlerdir. Atatürk’ü bu vazifeye Ali Fuat Paşa’nın (Cebesoy) akrabası olan Dâhiliye Nazırı (İçişleri  Bakanı) Mehmet Ali Bey teklif etmiştir.

Böyle mühim bir vazife ile Anadolu’ya göndermek için Atatürk’e nasıl güvendiler? Hükûmet, Damat Ferit Paşa hükûmeti, Mehmet Ali Bey de Damat Ferit gibi intikamcı ve İngilizci politika adamıydı. Ali Fuat Paşa ailesi Atatürk’ü iyi bir insan, sabit fikri olmayan, kimseye fenalık etmemiş bütün vasıfları daima iyi olan bir insan olarak tanıtmışlardır. Bir ordu kumandanı olarak Mehmet Ali Bey’e takdim edilen Atatürk bunu büyük bir nimet, büyük bir fırsat addetti (saydı) ve bundan behemehâl (kesinlikle) faydalanmak istedi. Kendisine teklif yapıldığı andan itibaren gidinceye kadar, Erkan-ı Harbiye’de büyük ölçüde uğraşarak salâhiyetlerini (yetkilerini) genişletmeye, yapabildiği yerde açık olarak, yapılamadığı yerde dolayısı ile mana çıkarılarak genişletmeye çalıştı. Erkan-ı Harbiye’de Cevat Paşa’nın, sonra ikinci reis Kazım Paşa’nın vasıtası ile yazılan talimatın ifadelerini maksadına uygun şekilde nasıl düzelttirmeye çalıştığını, Harbiye Nazırı Şakir Paşanın talimatı nasıl istemeyerek imza ettiğini veya mühür bastığını bana anlatırdı”.

30 Nisan 1919’da Padişah tarafından imzalanan tayin emri 2 Mayıs 1919’da da Mustafa Kemal Paşa’ya tebliğ  edildi.

DÖNELİM YİNE İSMET PAŞA’YA

Kendi anılarındaki notu: “5 Ocak Pazar (1919) Seyfi Bey, Mustafa Kemal Paşa, yaveri Cevat Bey, bizim eski yaver Necmettin Bey geldiler. Saffet Bey de geldi. Mustafa Kemal Paşa’ya ‘İstanbul muhafızı zabitan (subaylar) arasında siyasi cereyanlar var’ demiş. Mustafa Kemal Paşa da ‘Nagehan Cemiyetini takip etmek lazım’ demiş. Pahalılık ve açlık çok fena halde. 28 Nisan 1919 Pazartesi. Gece Fuat Beylere, Cevat Bey çağırdı. Mustafa Kemal’e yeni teklif edilen müfettiş memuriyetini görüştük. Beraber gitmeyi kabul etmem. Ne diye. Mütemayil (meyilli, istekli) olsam Erkan-ı Harbiye Riyasetini teklif edecek. (İsmet Paşa Ankara’ya gider gitmez Erkan-ı Harbiye Riyasetine, yani Genel Kurmay Başkanlığına atamasını Mustafa Kemal o zaman düşünmüş)

GAZİ PAŞA BAŞARDI

İsmet Paşa’nın notlarına devam;“3 Mayıs Pazartesi. Bugün dairede Mustafa Kemal Paşa ile görüştük. Müfettişliği takarrür etmiş (karara bağlanmış).

 Sene 1972. Şimdi de İsmet Paşa’yı radyodan dinleyelim; “Hareket   etmeden evvel vazife almış olarak bana geldi. Anadolu’ya ordu müfettişi olarak gidecekti. Bir an evvel gitmek istiyordu. Hareketinden bir gün evvel idi. Bu hesaba göre bize gelişi İzmir’in işgal edildiğini ne o biliyor ne ben biliyorum. Atatürk bana veda için uğramış, ‘Ben yarın gidiyorum, zamanı gelince sana haber vereceğim, seni çağıracağım, sen de gelirsin’ dedi. Bana gelmesi, ben İstanbul’da kalacağım için benim yapabileceğim işler hakkında benimle konuşmak içindi. Kendisine mümkün olduğu kadar yardım etmek fikrim vardı. O hareket ettiği zaman ben Genelkurmayda İstihzarat-ı Sulhiye Komisyonu (barış görüşmelerine hazırlık) Reisi sıfatı ile bazı vazifeler almıştım. Az çok Harbiye Nezaretinde dolaşır bilgisi ve görgüsü olan insan görünümünde idim. Veda ettim, hareket etti. Şimdi yeni bir safha başlamıştı. Atatürk ile İstanbul’da son görüşmemiz böyle oldu. Ve o ertesi gün geniş bir karargâhla ve büyük yetkilerle Samsun’a hareket etti.”

 

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor