4 YAŞINDA YÜZME ÖĞRENDİ MİLLİ TAKIM ANTRENÖRÜ OLDU: HAKAN ŞAHBAZ

4 YAŞINDA YÜZME ÖĞRENDİ MİLLİ TAKIM ANTRENÖRÜ OLDU: HAKAN ŞAHBAZ

HAZIRLAYAN: RAMAZAN ŞANIVAR

Hakan Şahbaz 21 Mart 1971 yılında Adana’da doğdu. İlkokulu Atatürk, ortaokulu Özel Güney Lisesi, ardından Borsa Lisesi’nden mezun oldu. Daha sonra Çukurova Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu’ndan (BESYO) mezun oldu.

Yüzmeyi 3,5 yaşında babası Beden Eğitimi Öğretmeni Süleyman Şahbaz, amcası milli sutopucu Cemil Şahbaz ve merhum ağabeyi Serhan Şahbaz’dan öğrendi ve 4 yaşında yarışmalara katılmaya başladı. Havuzun madalya kazanan en küçük sporcu unvanını aldı.

Serbest ve sırtüstü branşında uzun yıllar bölge birinciliği ve Türkiye genelinde önemli dereceler elde etti. Ayrıca sutopu da oynadı ve milli takım hazırlık kamplarına davet edildi.

Spor otoritelerinin dikkatini çeken Hakan Şahbaz, başarısından dolayı İstanbul’da ENKA spor ve başka kulüplerde uzun yıllar sutopu oynadı ayrıca antrenörlük yaptı.

Yüzme ve sutopunun yanı sıra İstanbul Tarhan Koleji’nde ve İstek Vakfı Okulları’nda öğretmenlik yaparak yüzlerce öğrenciyi spora kazandırdı.

Hakan Şahbaz, daha sonra ki yıllarda ENKA Spor’da hem sutopu oynadı. İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü’nde uzun yıllar antrenörlük yaptı. Vatani görevini Gökçeada’da komando olarak yapan Hakan Şahbaz, Rusya Milli Takım Sporcusu ve Senkronize Milli Takımı antrenörü Anna Vantorına ile Mısır’da tanışarak evlendi. Vantorına 17 yıl  kulüp ve Mısır senkronize milli takımını çalıştırdı.

Daha, sonra Hakan Şahbaz, Türk milli yıldız, genç, büyük bayan ve erkek takımını uzun yıllar çalıştırdı. Sutopu tarihimizde en iyi derecelerin yapılmasını sağladı.

Hakan Şahbaz, şimdilerde Antalya AKEV Üniversitesi’nde Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi’nde görev yapıyor.

Kendinizden söz eder misiniz? Eğitiminiz nedir?, yüzmeyi kimden kaç yaşında öğrendiniz ? bunları anlatır mısınız ?

1971 Adana doğumluyum. İlkokulu Atatürk, ortaokulu Özel Güney, liseyi ise Borsa Lisesi’nden mezun oldum.  Daha sonra spordan dolayı çok arzu ettiğim Çukurova Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu’ndan mezun oldum.  Okul dönemlerimde yüzme, sutopu, hentbol, basketbol oynadım.

Yüzme konusunda hayli şanslıydım. Çünkü ailede herkes yüzme sporuyla yakından ilgileniyorlardı. Babam Süleyman Şahbaz, amcam Cemil Şahbaz, ağabeyim Serhan sayesinde 3,5 yaşında yüzme öğrendim. Ve havuzun adeta maskotu oldum. 4 yaşında hafta sonları yapılan hediyeli yarışlara katılarak madalya almayı başardım. Uzun yıllar serbest ve sırtüstü yüzdüm ve önemli dereceler elde ettim.  Bu arada sutopunda kendimi çok geliştirdim. Milli takım hazırlık kampına davet edildim. Ciddi sakatlık geçirdim sutopunu erken bırakmak zorunda kaldım.

Nerede öğretmenlik yaptınız ve sutopunda başta Türk milli bayan ve erkek takımı olmak üzere nerede antrenörlük yaptınız?

İstanbul Tarhan Koleji ile İstek Vakfı Okulları’nda öğretmenlik yaptım. Başta yüzme, sutopu olmak üzere salon sporlarında yüzlerce öğrenciyi spora kazandırdım. Bu arada İstanbul’un yüzme ve sutopuna çok önem veren ve değerli, bilgili yöneticilerine sahip İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü’nde uzun yıllar antrenörlük yaptım. Vatani görevimi de Gökçeada’da komando birliğinde yaptım.  ENKA sporda da sutopu oynadım. Çok doğru bir evlilik yaptım. Eşim Rus Sekronize milli takım sporcusu. Evde 24 saat spor konuşmaya başladık. Birbirimize destek olduk. Eşimle Mısır’da tanıştık. 17 yıl eşim Anna Vantorina da kulüplerde Mısır Milli Sekronize takımının antrenörlüğünü yaptık. Mısır’da çok seviliyordu. Olumlu izler bıraktı.

Türk sutopu milli takımlarının her kademesinde görev yaptınız. Özellikle bayanlarda Anadolu’dan yeni yetenekler keşfettiniz. Ne gibi başarılarınız var. Bunları anlatır mısınız ?

Türk milli takımında yıldız, genç ve büyük bayan ve erkeklerde önemli başarılar elde ettik. Bayanlarda her zaman İstanbul ağırlıklı olurdu. Adana, Hatay, İzmir, Ankara, Bursa, Kocaeli gibi illerden yeni sporcular kazandık. Başka anlamda Anadolu’da ki genç sporculara şans tanıdım ve gelişmelerini sağladım. Erkeklerde de iyi bir jenerasyon yakaladık. Başta balkan ve Avrupa şampiyonaları olmak üzere uluslararası yarışmalarda önemli başarılar elde ettik.

Şimdi neler yapıyorsunuz bunları anlatır mısınız? Yüzme ve sutopunun gelişmesi için neler yapılmalı? Ne gibi eksikler görüyorsunuz? Bunları anlatır mısınız ?

Şu anda pandemi nedeniyle her alanda olduğu gibi sporda da dünya genelinde hayli sıkıntı yaşanıyor. Adana bundan 40-50 yıl önce sulama kanallarında yetişen sporcularıyla İstanbul takımlarına yüzme ve sutopunda kafa tutardı. Rahmetli efsane sporcu Muharrem Gülergin’in kaptan ve antrenörlüğünde 17 yıl mağlup olmayarak yenilmez armada takımı unvanını aldılar. Milli takımın yarısı Adanalı gençlerden oluşurdu. İstanbul’un yüzme ve sutopunda adeta lokomotifi olan İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü’nün Ortaköyde’ki havuzunu yıktılar. Buradan milli takıma binlerce sporcu kazandırıldı. Eski milli sporculara gereken önem verilmedi ve yeteri kadar yararlanılmadı. Onlar da köşelerine çekildiler. Eskiden tesis yoktu. Günümüzde devletin havuzlarının yanı sıra özel sektörün, okul ve üniversitelerin havuzları oldu. Bu bağlamda daha çok başarı sağlanmalı. Birde en önemlisi kulüplerde ve milli takımlarda sık sık antrenör değiştirilmemeli. Ekip çalışmasıyla 3-5 yıllık program yapan antrenörün görevine basit gerekçelerle son veriliyor. Bu davranışlar Türk sporuna zarar veriyor.

BABA ŞAHBAZ: “HAKAN ÖZELLİKLE SUTOPUNDA KENDİNİ ÇOK GELİŞTİRDİ”

Hakan Şahbaz’ın Beden Eğitimi Öğretmeni olan emekli eğitici Süleyman Şahbaz, oğlunla gurur duyduğunu, iyi bir sporcu olduğu gibi yüzme ve sutopunda kendini çok geliştirerek görev yaptığı İstanbul Yüzme İhtisas kulübünde önemli başarılar elde ettiğini söyledi.

Hakan’ın 4 yaşında yarışlara katıldığını ve yüzme ile sutopunu çok sevdiğini ifade eden Süleyman Şahbaz, şöyle devam etti:

“Ben de uzun yıllar yüzdüm. Evimiz Atatürk Yüzme Havuzu’na yakındı. Aile kartı çıkardık. Kardeşim Cemil Şahbaz, yeğen ve kuzenlerim Oğuz, Tufan, Tayfun Gerek ve Arif Talay’ın tüm günleri havuzda geçerdi ve hepsi iyi birer yüzücü oldular. Çocuklarım Serhan ve Hakan’ın önünde iyi modeller vardı. Müzik öğretmeni olan eşim Rabiya ve Serhan oğlumu erken kaybettik. Onları bir türlü unutamıyorum ve acılarıyla yaşamımı kötü geçiriyorum. Hakan, özellikle sutopunda Avrupa hatta dünyada ki sutopunda ki değişiklikleri teknik yayınlarla yakından takip ederek çok iyi bir antrenör oldu. Rus milli takımı sporcusu ve antrenörü Anna Vantorina ile doğru bir evlilik yaptı. Mısır’da yıllarca başarılı bir şekilde antrenörlük yaptılar. Hatta ben de ziyaretlerine gittim. Orada çok seviliyor ve beğeniliyorlardı. Hakan, Türk milli takımında bayanlar ve erkeklerde önemli dereceler elde etti.  Senkronize Türkiye’de yeni sayılacak bir spor dalı. Bu dalda hayli deneyimli milli sporcu ve antrenör Anna Vantorina’dan yararlanmaları gerekir kanısındayım. Yolları açık olsun”

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor