Ahmet İşibol: ADSAD başkanlığına talibim

Adana Sigorta Acenteleri Derneği başkan adayı Ahmet İşibol, birlik ve beraberlik içerisinde, bütün acentelerle istişare yaparak sorunların üstesinden gelmek adına, ortak bir yönetim için başkanlığa talip olduğunu söyledi. İşibol, ‘’Mevcut, Ticaret Odası Meslek Komitemiz ne yazık ki sorunlarımızı ve taleplerimizi dile getirmek adına herhangi bir çalışma yürütmüyor. Derneğimizle ortak hareket etme kabiliyeti göstermiyorlar. Yönetime seçilmeleri üzerinden 10 ay geçmesine karşın, ayrıştırıcı bir yol izliyorlar. Dolayısıyla, tek çatı altında toplanmamıza yönelik bir icraat sergilemediler. Benim amacım ise bunu sağlamak’’ dedi.

***

 

RÖPORTAJ: YENER EKİNCİ

ADANA (BÖLGE) – Adana Sigorta Acenteleri Derneği, 24 Kasım Cuma günü seçimlere gidiyor. 219 delegenin oy kullanacağı seçimler, iki başkan adayı arasında geçecek. Kulislere göre, kazanmaya en yakın aday, İşibol Sigorta Genel Müdürü Ahmet İşibol olarak görünüyor.  Boks branşında eski şampiyon bir milli sporcu olan Ahmet İşibol, göreve gelmesi halinde yapacağı çalışmaları gazetemize anlattı.

Kısaca sizi tanımakla sohbetimize başlayabilir miyiz?

Adana’da, 1964 yılında Dünya’ya geldim. 1982 yılında, Adana Boks Takımı’nda spor hayatına başladım ve 1983 yılında Gençler Türkiye Şampiyonu oldum. 1984-85 yıllarında ise Silahlı Kuvvetler Karagücü’ne dahil oldum. Milli sporcuyum. Adana Valiliği tarafından verilen belgelerle, Adana’nın gelmiş geçmiş en iyi sporcularından biri olarak gösteriliyorum. Spor geçmişimin ardından, 2001 yılında sigortacılık sektörüne giriş yaptım ve o tarihten bu yana iş yaşamımı sürdürüyorum.

ADSAD başkanlığı görevine neden aday oldunuz?

Adana Ticaret Odası’nda bir dönem meslek komitesi başkan yardımcılığı ve Adana Sigorta Acenteleri Derneği’nde iki dönem başkan yardımcılığı görevlerinde bulundum. Mesleğim adına eksikleri görmüş biri olarak, geçmişten gelen deneyimlerimle yeni dönemde başkanlığa aday oldum. Birlik ve beraberlik içerisinde, bütün acentelerle istişare yaparak sorunların üstesinden gelmek adına, ortak bir yönetim için başkanlığa talibim. Mevcut, Ticaret Odası Meslek Komitemiz ne yazık ki sorunlarımızı ve taleplerimizi dile getirmek adına herhangi bir çalışma yürütmüyor. Derneğimizle ortak hareket etme kabiliyeti göstermiyorlar. Yönetime seçilmeleri üzerinden 10 ay geçmesine karşın, ayrıştırıcı bir yol izliyorlar. Dolayısıyla, tek çatı altında toplanmamıza yönelik bir icraat sergilemediler. Benim amacım ise bunu sağlamak.

Sigorta acentelerinin acil çözüm bekleyen sorunları nelerdir?

Sektörün önemli oyuncusu acenteler, özellikle son yıllarda pazar kaybı, gelir yetersizliği, düşük komisyon, haksız rekabet, ölçek ve teknoloji gibi birçok konuda sorunlar yaşıyor. SEDDK Başkanı Mehmet Akif Eroğlu’nun istifasının şokunu yaşıyoruz.  Sigorta acenteleri için büyük kayıp oldu.  Kendisi; sigorta şirketleri, sigorta acenteleri ve hazine gibi bütün kurumları bir arada tutmaya çalışıyordu. Sigorta şirketlerinin yaklaşık bir yıldır artan maliyetler sebebiyle trafik sigortası yapma konusunda çekinceli yaklaşım sergiliyor. Koşulların güçleştirilmesi sebebiyle rekabet şartları bozuldu. Her şirketten poliçe kesemiyoruz. Yaşanan sorunlar nedeniyle hizmet kalitesinin düşmesinden endişe ediyoruz. Zorlu koşullar, birçok acenteyi kapanma noktasına getirdi. Söz konusu problemin büyük ölçüde yasal düzenlemeyle çözülebileceğine inanıyor ve bu konuda çalışmalar yapmak için yol haritası çiziyoruz.

Size göre sigorta yaptırmak neden önemlidir?

Sigorta yaptırmanız hem canınızın hem de malınızın güvenliğini bir noktada koruma altına almanız anlamını taşır. Karşı karşıya kalabileceğiniz risk alanlarına bağlı olarak farklı kategorilerde sigorta çeşitleri bulunmaktadır. Sağlığınız için değişiklik gösterebilen teminatlarda sağlık sigortaları, eviniz ya da eşyalarınız için konut sigortası, aracınızı güvence altına alan kasko veya trafik sigortası ile farklı risklere karşı önleminizi en başında alabilirsiniz. Sigorta sayesinde hiç beklemediğiniz bir anda karşılaşabileceğiniz giderleri hayatınızdan çıkarabilirsiniz. Anlaşmaya varacağınız poliçenize göre, pek çok masraftan kurtulabilir ya da masrafın sadece bir bölümünü ödeyerek bütçenizi koruyabilirsiniz. Kurumlarla sağlanan bir anlaşma türü olan sigorta, kişinin yaşamının, sağlığının veya mallarının karşılaşabileceği zararları en aza indirme konusunda kişilere yardımcı olur. Karşılaşacağınız zararlarda tazminat alma hakkı önceden ödemiş olduğunuz primle elde edilir. Sigortanın sizi koruma sorumluluğuna karşılık olarak, sözleşme gereğince ortaya konulan prim olarak belirlenen meblağının ödenmesi gerekmektedir. Sigorta hizmeti yerine getiren kurum ve sizin aranızda imzalanan yazılı anlaşma ise poliçe olarak adlandırılmaktadır. Poliçe iki taraf arasında karşılıklı bir anlaşma olduğu için poliçenin içeriği konusunda tam anlamıyla anlaşma sağlanması gerekir.

Deprem felaketi sonrası hangi poliçelerde talep artışı yaşanıyor?

Daha çok tamamlayıcı sağlık sigortası, DASK ve hayat sigortası poliçeleri arttı.

Sigorta yaptırırken nelere dikkat etmeliyiz?

Sigorta poliçenizi düzenleyen yetkililere doğru ve tam bilgi veriniz. Sigorta sözleşmeleri, sigorta ettirenin/sigortalının beyan esasına göre düzenlenmektedir. Sigorta ettiren/sigortalı, poliçenin ihtiyaçlarını tam olarak karşılayacak şekilde sigorta şirketine bildirimde bulunmalıdır. Aksi takdirde, sigorta ettirenin beyanının gerçeğe aykırı veya eksik olması halinde, sigorta şirketi, sözleşmeyi daha ağır şartlarla yapabileceği gibi sigorta poliçesini de iptal etme hakkına sahiptir. Poliçenizi mutlaka okuyunuz, inceleyiniz.  Sigorta poliçesi, sigorta ettiren/sigortalı ile sigorta şirketi arasında yapılan bir sözleşme olup, her iki tarafı da bağlayan hükümler içermektedir. Bu nedenle, tarafların yükümlülüklerinin öğrenilmesi için poliçe ve eklerinin mutlaka incelenmesi gerekmektedir.

Başımıza gelebilecek olası risklere karşı tedbir alabileceğimiz onlarca seçenek bulunmasına rağmen, Trafik ve DASK gibi zorunlu olanlar dışında hiçbir poliçe yeterince rağbet görmüyor. Size göre, Türk toplumunda sigorta bilinci neden oluşmuyor?

İnsanlarımızın genelinde sigorta bilinci ne yazık ki sadece trafik sigortası ve kaskodan ibaret. Sigortanın öneminin, çeşitli reklamlar ve kamu spotları yoluyla açıklayıcı bir şekilde topluma anlatılması gerekiyor. Avrupa’da olduğu gibi okullarda eğitim olarak da verilmeli. Finansal okuryazarlığın artmasına paralel olarak ülkemizde sigorta bilinci de yükselecek ve sigortalanma oranı üst seviyelere çıkacaktır. Bu anlamda atılacak en önemli adım, eğitime sigortayı sokmak olmalıdır. Kamu otoritesinin sigortacılığa yapabileceği en önemli katkı bu olacaktır. Çocuklarımız eğitimlerini iki mecrada almaktadır; İlki aile, ikincisi ise okul… Ailede sigortayı bilen olmayınca; müfredatta da sigorta olmayınca; kulaktan dolma, eksik bilgilerle konu hakkında bir şeyler hafızaya alınıyor; dolayısıyla sigorta bilinci ya oluşmuyor, ya da sağlıksız oluşuyor. Burada uzun uzadıya, bütün yıl boyunca okutulacak bir dersi değil, her yıl sigorta haftasında işlenecek tek bir üniteyi kastediyorum. 14 zorunlu sigorta ile korunmuş alan yaratılmışken, yurttaşlarımızın en azından bu sigortaları bilmesi, adeta vatandaşlık hakkıdır. Sağlıklı bir sigorta bilincinin oluşması ile birlikte Türk sigorta sektörü çok önemli noktalara ulaşacaktır.

 

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor