ARİF KESKİNER’İN ARDINDAN-3 “AKŞAM ÇİÇEKLERİ”(*)

*”ÇİÇEK BAR”

Türk sinemasında oyuncu, senarist, yönetmen ve yapımcı birçok ödüllü filmleriyle katkıda bulunan Arif Keskiner (1Kasım 1938- Adana/Osmaniye-12 Mart 2024 Maslak/İstanbul) son yıllarda anısal ağırlıklı “Çiçek Gibi”, “Elbette Çiçek”, “Binbir Renk Binbir Çiçek”,  “Nâzım’ın Evinde Vera’nın Sofrasında” (M.Melih Güneş ile) ve “Akşam Çiçekleri” adlı yapıtlar verdi. Vakıflar, sanat kentleri, sinema köyleri kuran Arif Keskiner, ortağı Azmi ile kurup, 26 yıl işlettiği (1985/2011) “Çiçek Bar”da evrensel ölçütlü Şiir Çeviri Derneği”ni de girişimine dâhil eder.

Arif Keskiner’in “Çiçek Bar”da yapmadığı kalmaz!.. Fatma Girik’e Şişli Belediye Başkanlığı, Adnan Polat’a İstanbul B. Şehir Belediye Başkanlığı, Halil Ergün’e Beyoğlu Belediye Başkanlığı tekliflerine; Yaşar Kemal ile Aziz Nesin’in barışmalarına; İsmet Ay’ın kahkaha bombası esprilerine, Aydın Boysan’ın dans muhabbetlerine hep tanıktır “Çiçek Bar”. Edebiyat, resim, sanat, halk bilim şenliğiyle donanan “Çiçek Bar”, hızla yozlaşan yaşamımızdaki sevgi, saygı, dostluk, özveri, dayanışma, alçakgönüllülük, hoşgörü, vefa gibi ilkelerle tekilden tümele bir kartopu gibi yuvarlana yuvarlana bir çoğulluğa erişir ki, bunun doğallıkla yansıyan ödülleri “Akşam Çiçekleri”nin yüzlerindeki gülümsemelerdir… Bu gülümsemelerin mutluluk ihbarlarına sinemadan edebiyata yapıtlarla uzanan çiçeksi kıdemiyle yüz veren ise namıdiğer“Çiçek Arif”tir…

Özgüvenli çiçek insanlar, tüm içtenlik ve sıcaklığıyla benlik ötesindeki sevgi ufukları çizerler… Arif Keskiner ve Hümeyra Erdoğan nehir söyleşisinden doğan  “Akşam Çiçekleri” adlı anı kitabında Yaşar Kemal’den, Orhan Kemal’e, Yılmaz  Güney’e, Tarık Akan ve Cüneyt Arkın’a uzanan anılar zincirinin halkaları yer alır. İnsan yoğunluğu olarak da hani nerdeyse insanın küçük bir İstanbul diyesi de gelir… Selçuk Altun, Yiğit Okur,  Barış Manço, Arif Sağ, Musa Eroğlu, Âşık Mahzuni, Nesimi Çimen, Ahmet Kaya, Nur Sürer, Selda Bağcan, John Baez, Ahmet Mekin, Tunç Başaran, ve Hristo gibi sanatçı ve yazarlarla; İlhan Selçuk, Melih Aşık, Necati Doğru, Cengiz Alpman, Mazlum Göknel, İslam Çupi, Zeynep Oral, Hüseyin Baş, Zafer Mutlu, Ümit Zileli, Faik Gürses ve Faik Çetiner gibi gazeteciler; Metin Oktay, Süleyman Seba, Aziz Yıldırım, Yusuf Tunaoğlu, Vedat Okyar, Bilal Meşe, Erman Kunter, Osman Berkmen ve Ali Kazas gibi spor dünyasından isimler; Erdal İnönü, Adnan Kahveci, Kadir Topbaş gibi siyasetçiler ve Ali Koçman, Adnan Polat, Mehmet Emin Karamehmet, Erdoğan Şenay, Sakıp Sabancı, Osman Benzeş, Mehmet Gül ve Şakir Eczacıbaşı gibi iş insanlarının anılarda buluştuğu bir kitap “Akşam Çiçekleri”.

“Çiçek Bar”ın 20. Kuruluş yıldönümünde (2005) yapılması düşünülen kitabın da heyecanlı bir öyküsü var… Arif Keskiner, Çiçek Bar dostlarına var mısınız kitaba coşkusuyla seslenerek, kendilerinden alınan 84 kadar kitap ismi bir mektup ekindeki, davetiyelerle “Çiçek Bar” dostlarına göndererek üç tercih yapılması yoluyla puanlamalı bir kitap ismi yarışması sonucunda “Beyoğlu’nda Solmayan Çiçek” (37), “Çiçekli Muhabbetler” (33), “Herdem Çiçek” (32) gibi kitap isimleri ilk üç sırayı alsa da, Zeki Ökten’in Arif Keskiner’in kulağına fısıldadığı “Akşam Çiçekleri” yarışma dışı kategoriden kitap adı olarak beğenildiğinden, 18 yıl gecikmeyle elimize geçen bir kitap ortaya çıkar.

“Akşam Çiçekleri”nin gerçekliği ironide eriten ilginç tipleri vardır… Bunlardan biri de Salih Tozan’dır… “Salih Tozan’ın evi barkı yoktu… Salih Tozan, Çiçek Pasajı’nda içkisini içerdi, mektupları da, ‘Salih Tozan, Çiçek Pasajı, bilmem kaçıncı masa’ diye gelir…”

Turgut Boralı’ya her ay para veren Yaşar Kemal, “….Bir gün yine gelip bir zarf bırakıp köşesine çekildiğinde, Turgut Boralı zarfı açıp parayı saydıktan sonra: ”Yahu bu adamın enflasyondan hiç haberi yok galiba” der (s.66)

“Akşam Çiçekleri”nde İsmet Ay, kahkahayı tahrik eden güzel esprilerle yer alır…

Mazlum Çimen anlatır: “Kurtuluş” filminde Atatürk ve İsmet İnönü’yü canlandıran Rutkay Aziz, Savaş Dinçel ile yine bir dizide Atatürk’ü canlandıran Gökhan Mete, Deniz Gezmiş’i oynayan Berhan Şimşek ve Yusuf Aslan’ı oynayan Mazlum Çimen’i gören İsmet Ay:“Aman Allah’ım bütün Türk büyükleri burada ayol…”(s.130)  der. “Bir zaman sonra Rutkay Abi tekrar gelip Savaş Abi’ye ‘Saatleri ayarlayalım treni kaçırmayalım Ankara’ya gideceğiz.” Dediğinde İsmet Ay espriyi patlatır: ‘Aman Allah’ım hayırdır Büyük Taarruz mu başlıyor?” (s.129/130)

 

*YILMAZ-TARIK-CÜNEYT-CEYHUN

Çiçek Bar anılarıyla sarmaş dolaş giden Arif Keskiner söyleşileri keyifli bir dönemin yaşam kültüründen sanat ve sinema tarihine uzanmakta. Vefalı, özverili, içten dostlukların yaşandığı o dönemin seçkin anılarıyla kitaba yürüyen Arif Keskiner, bir dönemin yıldız aktörleri olan Yılmaz Güney, Tarık Akan ve Cüneyt Arkın’lı anılarına da yer vermektedir. Güney’in kaçınılmaz ününe kavuşarak sinema adına bir umut olması, gibi tarihsel ve enteresan olaylar da “Akşam Çiçekleri”nde önemli bir yer tutmaktadır… İşte bu vefa ve özverili dostlukların ödeşmesi, Güney’in yazarlığına Orhan Kemal Ödülü ile niteliksel bir yön veren “Boynu Bükükler” adlı romanıyla yapılır. Yılmaz’ı sürekli destekleyen dostlarının başında gelen Keskiner ile Ceyhun’a, hapiste yazdığı romanını ticari anlamda değerlendirmeleri için armağan etmesiyle Anadolu Yayıncılık kurulsa da hedeflenen sonuca ulaşmaz. Romanın ödül kazanarak üne ulaşması daha sonra olur… 1972’de “Yılın Sanatçısı” seçilen Yılmaz Güney’in  bu kez “Boynu Bükük Öldüler” adıyla yayınlanan romanı benim de Berlin’e trenle giderken okuduğum bir romandı (1974).  Yılmaz Güney’in diğer anısında ise;  “13” adlı sanat dergisindeki öyküsü nedeniyle arandığı o günlerdeki bir film çekimi sırasında, kiralanarak filmde kullanılan polis cipi birden ağaçların arasından çıkmasıyla, film setinin arkasındaki korulukta kaybolması bir olur. (s.136-138)

Arif Keskiner’in Tunç Okan ve eniştesi Cengiz Ergun’la birlikte kurduğu Pan Film’e, paraya ihtiyacı olan Yılmaz Güney’in hapiste yazdığı üç öyküden biri olan “Sürü”ye girilirken, yurt dışından gelen Tuncel Kurtiz’in altı kadınla oynadığı “Şeyh Bedrettin Destanı”nı Çiçek Bar’da bedelsiz bir basın tanıtımı olarak tek başına oynar. O ara gelen Seyhan Belediye Başkanı Yalçın Akyol’un Tuncel Kurtiz’in oyununa sponsor olması ise Kurtiz’inönünü açan destekleyici bir girişimdir.

Fazıl Say’ın konserini protokoldan izleyen Arif Keskiner, Mustafa Alabora ve Tarık Akan, konsere gelen Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e protokolda yer ayrılmadığını gördüklerinde yerlerini vermeye kalktıklarında kabul etmeyen Sezer ve eşi izleyiciler arasına otururlar. Daha sonra, Cumhurbaşkanı Sezer, Tarık Akan’ın cenazesinde karşılaştığı Arif Keskiner’e Tarık Akan hakkında şunları söyler: “Tarık’la o günkü karşılaşmamızdan sonra çok sıkı bir dost olduk. Ailecek görüşmeye başladık. Benim hayatımda bu kadar kendini bilen, dürüst, iyi kalpli, açık yürekli bir dostum hiç olmadı. Şimdi kendimi çok yalnız hissediyorum.” (s.35)

Arif Keskiner anlatır: “…Bir gün İsmet Ay, Dario Moreni ve Zeki Müren birlikte denize doğru giderken gökyüzündeki kuşları gören İsmet Abi; ‘Zeki, kuşlara bak kuşlara.’ Deyince Zeki Müren hemen cevabı yapıştırmış: ‘Sus ayol’ demiş. “Şimdi onlar da duyup, puştlara bak puştlara deyince ne cevap veririz…” (s.105) “İsmet Abi de laf biter mi?..’Kız duyduğum doğru mu’ dedi.Hümeyra da; ‘Ne duydun ki İsmet Abi?’‘Yine evlenmişsin doğru mu?’ ‘Doğru, bu seferki Amerikalı biri.” Dedi Bunun üzerine İsmet Abi esprisini patlattı:‘İyi yapmışsın ayol, yalnız şunu anlamıyorum. Yatağındaki her adamı hükümete bildirmeye mecbur musun?” (s.106)

Konu, İsmet Ay olunca espri zılgıtta… Yanına iki bayanla “Çiçek Bar”a gelen bir yapımcı bir gün, biraz da kadınlara karşı havayla: “Yahu İsmet, senin için ib… diyorlar doğru mu?’ ‘İb… sensin ben eşcinselim” deyince salondan alkışlar yükselip, patavatsız yapımcı da bozuluyor” (s.106)

Bir diğer espri…

“…Savaş Dinçel anlatıyor, Savaş o sıralar Ziya Öztan’ın TRT’ye çektiği Cumhuriyet dizisinde İsmet Paşa’yı oynuyor. Çekimler Dolmabahçe Sarayı’nda yapılıyor. Evden çıkışta ilk rastladığı taksiye ‘Çek oğlum Dolmabahçe Sarayına.’ Diyor. Kara cahil bir taksi şoförü. Dünyadan haberi yok. Türkiye’den de haberi yok. Ama Dolmabahçe’yi biliyor. Tam saraya yaklaşırken şoför ‘Burada mı oturuyorsunuz’ diye soruyor. Savaş malı bulmuş. ‘Evet’ diyor. Bunun üzerine şoför; ‘Bu sarayın içini çok merak ediyorum abi.’ Deyince, bizim Savaş ’Yarın gel. Kapıdaki nöbetçilere             İsmet Paşa’yı görmeye geldim de. Hemen izin verirler. Uşaklar sana sarayı gezdirirler. Benim adımı ver yeter.’ Demiş. Gerçekten de şoför ertesi gün kapıya gelmiş. Kapıdaki nöbetçilere ‘İsmet Paşa’yı görmeye geldim.’ Demiş. “Ne İsmet Paşa’sı kardeşim. İçerde film çekimi var. Filmde İsmet Paşa var, Atatürk var yani Cumhuriyeti kuran kimler varsa hepsi Dolmabahçe’deler. Hadi işine git ‘ diye adamı göndermişler.’ (s.107)

“Çiçek Bar” anıları hayat destanı gibi…  İst. Belediyesi’ndeki işinden atılıp, böbrek rahatsızlığından genç yaşta ölen Oben Güney’in Polanyalı eşi Maria ve çocukları evsiz kalınca kampanya yapıp ona da ev alınır. (s.8/81)

“Çiçek Bar”da öyle bir “Akşam Çiçekleri” var ki mumla aransa bulunmaz. Humorla ironiyi çiğ köfte gibi yoğuran Gazeteci-Yazar Hüseyin Baş da bunlardan biri. Çetin Altan’ın gizli aşkı Rum ressam İviStangali  ile ondan olan kızı Zeynep Maya da anılardaki değinilerden biri.

Şair Gunnar Ekelöf’ün, küllerinin Salihli çayına serpilmesi; şairin Salihli’ye heykelinin dikilmesi çalışmaları, seçim kaynaklı nedenlerle olumsuzlukla sonuçlanınca, yapılan büstü “Çiçek Bar”daki bir duvara monte edilse de, sonunda İsveç Konsolosluğu’ndaki yerini törenle bulur. (s.234/237) Tabii bu kül serpme işi denince de, bir başka vasiyet üzerine, İsviçre’de yaşamını yitiren Karga Rauf’un küllerinin Arif Keskiner ile Demirtaş Ceyhun tarafından Kalamış koyuna serpilmesi de akla gelmiyor değil.

Ressam Alaettin Aksoyun dörtlük “Sataşmalar”ında “…/Madem başunda bit var/Git de yıkan hemama” diyen Aksoy; “…/Çiçek Bar Nobelini/Yaşar Kemal’e verduk” (s.280) deyip Arif Keskiner’e yüklenir:

Sümerbank mallarinda

Alli, morli basmalar

Adam olana değer

Böylesi sataşmalar” (s.281)

 

*(Arif Keskiner/Biyografi-Otobiyografi/Söyleşi: Hümeyra Erdoğan/Literatür Yayınları/ Aralık 2023/430 sayfa)

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor