CANAN KAFTANCIOĞLU GİBİLER BİZE DE GEREK

Tıp doktoru. 1980’de suikaste kurban giden yazar Ümit Kaftancıoğlu’nun gelini. CHP İstanbul İl Başkanı. Son haftalar içinde, 31 Mart Yerel Seçimlerinin en önemli bacağı olan İstanbul zaferiyle adını gündeme oturttu.Kuşku yok; yılların siyasetçisi, en üst makamlara erişmiş Binali Yıldırım gibi dev bir isme karşı yarışı kazanan Ekrem İmamoğlu’nun nitelik ve yetenekleri tartışılmaz. Aynı şekilde, aday belirleme sürecinde içeriden ve dışarıdan yapılan ağır, bazen insafsız eleştirilere karşın kararlılığını bozmayan Kemal Kılıçdaroğlu da artık lider olduğunu kanıtladı. İstanbul zaferinin temelini atan kişidir.

İmamoğlu ve biraz da Kılıçdaroğlu her ne kadar vitrindeki isimler olduysa da, seçim sonunda anlaşıldı ki, arkada son derece düzenli, disiplinli, iş bilen ve gözü pek kahramanlar ordusu var. Genel Başkan yardımcıları, milletvekilleri ve diğerleri…Büyük bir orkestra disipliniyle, her üye üstüne düşeni yaparak uyum içinde besteleri icra ettiler. Kişisel görüşüm şudur; bu orkestranın şefi, İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu idi.

Seçim günü ve gecesi gözünü kırpmadan nasıl koşuşturduğuna, uykusuz geçen iki gününe ekranlarda tanık olduk. Seçim sonrası ülkemizde ilk kez karşılaşılan ve demokratik hiçbir ülkede benzeri olmayan tekrar-tekrar sayımlar, itirazlar, asılsız ihbarlar, polis araştırmları gibi moral yıkıcı olaylar karşısında da sergilediği soğukkanlılık ve direnç inkar edilemez.

Açıkçası, bir Adanalı olarak Kaftancıoğlunu kıskandım.

Hemen belirteyim; Adana’da Canan Kaftancıoğlu’nun cesaret ve basiretini, yöneticilik yeteneğini fersah fersah sollayıp geçebilen kadınlar olduğunu biliyorum. Ama yine biliyorum ki, bizim kadınlar, her ne hikmetse, siyasetin ilk basamaklarından yukarı çıkmıyor, ya da çıkarılmıyor.

Teslim etmem gerek;istisna isimler vardı. Kadın bakanlarımız da oldu. Beş kez seçilen Aytaç Durak, bir çok döneminde Başkan vekili olarak kadınları görevlendirdi. Türkiye’de, belediye otobüslerinde ve metroda kadın sürücü dönemini başlatan da Aytaç Durak oldu. Bunları saygıyla, biraz da gururla not ediyorum. Ancak, beklentim, kadın hemşerilerimin siyasette çok daha etkin pozisyonlara sahip olması. Burada o parti, bu parti ayrımı asla ve kat’a yapmam; dilerim, her partinin il teşkilatında kadınların söz hakkı, en azından erkekler kadar olabilsin. Ondört milletvekillerimizin de hiç olmazsa altısı, yine kadınlardan seçilmeli. Belediye Meclislerinde kadın çoğunlu olsa, inanın çok daha etkin, çok daha yararlı kararlar alınabilir ve sık sık gündeme gelen “rantçılık” söylemleri de en az düzeye iner.

Tekrar edeyim; parti-pırtı ayrımı yapmıyorum; bize Canan Kaftancıoğlu gibi siyasette etkinliği olan kadınlar gerek. Özellikle büyük partilerde il başkanlarının kadın olması halinde kentimizin ufku aydınlanır, ekonomisi ivme kazanır. Bu bağlamda, siyasi görüşleriyle ilgili tartışmalardan bağımsız yazıyorum, HDP önde.

Unutulmasın ki, günümüzden binlerce yıl önce Hitit yönetimindeki etkinliği bazen kralın da önüne geçen Puduhepa bir Adana kızıydı.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor