ÇOK ŞÜKÜR; BAYRAMA SEVİNÇ İÇİNDE ERİŞTİK

ÇOK ŞÜKÜR; BAYRAMA SEVİNÇ İÇİNDE ERİŞTİK

Baktık; havalar çok güzel, üşüyen yok. Odun-kömür yakılmıyor. Kombiler kapalı… Palto ne ki, ceket bile giymiyoruz. Çeşmelerden akan suya fatura kesen yok. Soluduğumuz hava Allah’ın nimeti zaten, beleş…

Yine baktık; bir avuç zengin vatandaşlarımız arasında aç yok, açıkta kalan yok. Mutluluk tavan yapmış. Gözümüz yok, Allah daha çok versin.

Lafın kısası, her şey güzel, her şey mükemmel. O zaman biz de neşeye bir tutam tuz atalım, kurbanlık fıkralardan bir demet sunalım; müsaadenizle…

ALMAN’IN KURBANI

Türk kızıyla evlenen Alman bakmış ki pek çok kişi kurban kesiyor, etkilenmiş ve hemen bir koç alıp dönmüş. Konu komşuda gördüklerini uygulayarak hayvanın gözünü ve üç ayağını bağlayıp yatırmış. Ardından da çalmış bıçağı. Boğazı yarılamak üzereyken Müslümanların bir şeyler okuduklarını hatırlayıp hemen yakındaki camiye koşmuş ve “Bir Müslüman arıyorum” diye bağırmış. Elinde ki kanlı bıçağı görenler korkup nefes bile almamışlar. Alman bu kez imamı gözüne kestirip önüne gelerek “Sen Müslüman olmalısın” deyince İmam, “Hangi kafirbeni işaret etti lan!..” diye bağrımış ve sözü sürdürmüş, “Bana Müslüman diyenin yedi sülalesini…”

HIRSIZCA HESAP

Topluma “İllallah” dedirtmiş ünlü hırsız, her yıl kurbanlık koç çalıp keserek etin tamamını fakir fukaraya dağıtırmış.

Durumu öğrenen Mahalle İmamı karşısına alıp, “Olmaz oğlum…” demiş, “Günah işliyorsun. Hırsızlık günahtır, ruz-ı mahşerde cezası vardır.”

Hırsız gayet sakin karşılık vermiş: “Merak etme Hocam, kurban eti hırsızlığımı bağışlatır. Kelle ile deri de bana kar kalır.”

BOYNUZSUZ KURBAN

Şair Haşmet kurbanlık almak üzere hayvan pazarına gitmiş. Beyazıt Meydanında dolaşırken, gönlünden atamadığı  Şair Fıtnat Hanım’a rastlamış. “Maşallah Hanımefendi…” demiş, “Afiyettesiniz inşallah!.. Ne yapıyorsunuz?” Fıtnat Hanım, “Sağ olunuz efendim, bir kurbanlık arıyorum da…” deyince Haşmet heyecan içinde, “Lutfedip kabul buyurusanız ben size kurban olayım” diye karşılık vermiş. Bunun üzerine Fıtnat Hanım son sözünü yapıştırmış: “Eksik olmayın, ben boynuzsuz kurban arıyorum.”

DERYA KUZUSU

Ünlü Bektaşi Babalarından Nef’i, kurban bayramı arifesinde kocaman bir torik balığıyla evine giderken tanıdıkları takılmış: “Hayrola Baba Erenler, herkes koç kurban ederken sen torik mi keseceksin? Nef’i istifini bozmaksızın “Bu yıl Sırat Köprüsünü denizden geçmeye karar verdim. Onun için derya kuzusu keseceğim” demiş.

BU DA TEMEL’DEN

Temel ile Fadime kurbanlık aşmak üzere geldikleri pazarda dolaşıp duruyorlar… Fadime bir türlü içine sinen kurbanlık bulamayınca hadiii, bir tur daha, bir tur daha… Temel yorgunluktan bitik vaziyette “Yeter Fadme, kurbanın olayım yeter” deyince Fadime dönüp yukarıdan aşağı süzdüğü Temel’e “Kusura bakma, bu yıl öküz kesmeyeceğim” diyerek gezisini sürdürmüş.

Bayramınız kutlu, günleriniz kutlu, geleceğiniz umutlu olsun. Nice bayramlara esenlik ve mutluluk içinde erişmenizi diliyor, saygılar sunuyorum.

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor