CORONA’YI MASKESİZLER YAYARKEN DENETİM YOK!

Dünya-alem öğrendi ki, Corona denilen dünya belasına karşı önlemin ilk basamağı maske. Hijyen ve sosyal mesafe bundan sonra geliyor. Bakıyoruz; sokak ahalisinin pek çoğu maskesiz. Yani, Adana ölçeğinde yüz binlerce potansiyel virüs kaynağı her yanımızda. Özal Bulvarında 10 dakikalık yürüyüşte, delikanlı yukarısı vatandaşların 742 kişisi maskesizdi. Karacaoğlan ve Obalar caddelerinde syım yapmaya kalktım; her maskeliye karşılık yaklaşık 4 maskesiz yerli vatandaş ve mülteci  vardı… Hemen eklemeliyim, ergin yaşta olanlar arasında maske takmayanların sayısı pek azdı.

SAYIN VALİMİZ EL ATARLARSA

Yasal ortamda ne kadar yeri var bilemem; lakin geçtiğimiz yıl her ilde alınacak karar ve önlemler için valilik makamları yetkilendirilmişti. İçimzin arzu ve umudu şudur ki, Sayın Valimiz el attıkları takdirde maskesiz dolaşma kabadayılığı ve kabateyzeliği gösterenlerin sayısı hızla azalır ve tehlike güç kaybeder. Kabateyzelik derken, anlamışsınızdır, duyarsız kadınları tarif ettim. Öyle ya, madem ki erkek kabadayı oluyor, kadın da olsa olsa kabateyzedir. 

Göç çekim merkezi olması bir yana, yarım milyona yakın mülteci varlığı ile emniyetin işi başından aşkındır mutlaka. Allah kolaylıklar versin. Böyle düşünürken, aklıma bekçiler geldi. Yakın bir zamana kadar asayiş kazanında bekçi yoktu. “belki…” diyorum, ek güç olarak katılan bekçiler bu doğrultuda görevlendirilebilir. Tabii ki bunlar benim kıt aklımla düşünebildiklerim. Devletin Adana temsilcisi olan Sayın Valimiz çok daha etkin ve geçerli uygulamaya yol verebilir.

MASKESİZ GEZİNENİN CARİH’TEN FARKI NE?

Bir an için aklıma geldi; her maskesizi, elinde saldırmayla algılamaya başladım. Eskiler, adam yaralayana “Carih” derlerdi. Bunların bazı kurbanları zar-zor kurtarılır, bazıları da teneşire yatırılırdı. Maskesizlerin de, potansiyel tehlike kaynağı olmadığını kim iddia edebilir? Bunlar kanlı yara açmasa da, daha zor tedavi edilebilen Corona’yı yayarak kurbanı teee mezara kadar yolcu edebilir. Yani, diyorum ki, kişilerin kitleler halinde saldırmayla dolaşmasına nasıl izin verilmez ve teşebbüs edenler enselenirse, maskesizler de böyle bir uygulamayı hak etmiş demektir

BİR DE KIŞ DUMANI VAR Kİ, TARİFİ YOK

Çukurovalıyız ya; üşümeye başladık. Doğalgazın ve dahi elektriğin arş-ı alaya yükselen fiyatları karşısında vatandaş ne bulursa yakıp ısınmaya çalışacak. Gücü yetenler kömüre yatırım yapsa da, maalesef düşük sülfürlü kömüre erişmek çok zor. Halen satılanların dumanı zehir taşıyor. Haaa, bir de kömüre rahmet okutan atık plastik ve çer-çöp tüketenler var. Özellikle Güney mahallelerimizde göze göz göstermeyen dumanda dioksin’den furan’a kadar ölümcül bilumum zehir bulunması olasıdır. Günümüz koşullarında zehirli dumana çare önermek safdillik sayılır. Yani, “Geliyorum” diyen tehlike sözünü tutacak, geçtiğimiz yıllardakine rahmet okutacak ağırlığıyla üstümüze çökecek. İşte asıl o zaman Corona denilen musibet hızını arttıracak ve belki de, ağzımdan yel alsın, kitlesel ölümlere neden olacak.

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor