HAVUZDA UÇAN MİLLİ ATLAYICI: ZİHNİ KIZILTUĞ

HAVUZDA UÇAN MİLLİ ATLAYICI: ZİHNİ KIZILTUĞ

HAZIRLAYAN: RAMAZAN ŞANIVAR

Zihni Kızıltuğ 29 Ekim 1957 yılında Adana’da doğdu. İlkokulu Ziyapaşa, ortaokulu Seyhan, daha sonra Ankara Bağlum Lisesi’nden mezun oldu. Okul dönemlerinde başta cimnastik olmak üzere çeşitli spor dallarıyla yakından ilgilendi. Yüksek atlamanın yanı sıra sırıkla atlama sporu da yaptı.

Yüzmeyi sulama kanalı ile Seyhan Baraj Gölü’nde öğrenen Zihni Kızıltuğ, komşu ve akrabaları milli sutopu kalecisi Fahri Yılmaz’ın desteğiyle Atatürk Yüzme Havuzu’na gelerek kurbağalama yarışlarına katıldı. Yüzme ve sutopunda önemli başarılar elde etti. 1968 yılında çok sistemli antrenman yapan ve kendine model aldığı kule ve tramplen atlayıcısı Ahmet Kızıl’ın çalışmalarını izledi.

Atlama branşında, defalarca uluslararası müsabakalara katılan ve 18 kez milli mayoyu giyen Zihni Kızıltuğ, faal sporculuğunun ardından milli takımda görev yaptı. Çeşitli kulüplerde antrenörlük yaptı ve milli takımlara onlarca sporcu kazandırdı. Kule ve tramplende çok başarılı olduğu için kendisine “fırtına” lakabı takıldı.

Zihni Kızıltuğ, sorularımızı şöyle yanıtları:

Yüzmeyi nerede öğrendiniz ? Eğitiminiz nedir? Neden büyük riski olan kule ve tramplen atlamayı seçtiniz ?

29 Ekim 1957 Cumhuriyet Bayramı’nda Adana’da dünyaya geldim. İlk, ortaokulu Adana’da liseyi ise Adana Yapı Sanat Okulu ile Ankara’da Bağlum Lisesi’nde tamamladım. Ailemde güreş, futbol, atletizm, yüzme ve voleybol oynayan büyüklerim ve kuzenlerim vardı. Biraz da onların sayesinde sulama kanalları ile Seyhan Baraj Gölü’nde yüzmeyi öğrendim. Aynı mahallede oturduğumuz hatta akrabalık bağları olan milli sutopucu Fahri Yılmaz’ın desteğiyle yüzme havuzuna gittim. Ayrıca, erken yaşlarda tüm sporların anası sayılan  cimnastik sporu yaptım. Hatta okullararası yarışmalarda madalyalar kazandım. O dönemlerde havuzda Ünsal Fikirci, Faruk Morkal, Ayhan Karataş, Ahmet Bozdoğan, Mehmet Dilmaç, İrfan Verekdal gibi milli ve rekortmen sporcular vardı. Onları büyük hayranlıklarla izlerdim. 100-200 metre kurbağalama yarışlarında önemli dereceler elde ettim.  Eski milli atlet Merhum Ökkeş Koşkun’dan büyük destek gördüm. Demirspor’a lisansımı Ökkeş Ağabey çıkardı ve o dönemlerde 2.5 lira da harçlık vermişti hiç unutmuyorum.

Ancak havuzda en çok ilgimi çeken milli kule ve tramplen atlayıcı Ahmet Kızıl’dı. Havada adeta akrobosi yapar, taklalar atardı. Herkesin sessiz olmasını da isterdi. Onu izleyerek kule ve tramplen atlayıcı olmayı kafaya koydum. O dönemlerde atlayıcı olarak Ahmet Kızıl bana göre Adana’da, hatta Türkiye’de atlamada bir numaraydı. Ahmet Kızıl’a giderek atlayıcı olmak istediğimi ve bana hocalık yapmasını istedim. Cesaret isteyen, sakatlanma riski büyük olan atlama konusunda talebimi kabul ederek beni yüreklendirdi. Sonradan Adana ve Türkiye’de atlama dalında en iyi ikili olduk.

Kule ve tramplen atlama da o dönemlerde kimler var dı ? Bunların ne gibi başarıları oldu?

Bizlerden önce Adana’da fazla kule ve tramplen atlayan olmamış. Tahsin Harazer (Gavur Tahsin), İlhan Arıkoğlu, İsmail Onbaşı, Nuri Uysal (Pilot Nuri), Ergün Timuçin, Melih Duran Küçükakıllı (Kedi Melih) ve İsmail Temizer’i sayabiliriz. Bizim dönemimizde Mustafa Zaman, Zeki ve Kenan Balsoy kardeşler, Hikmet Kılıç, bayanlarda ise sadece Manşı geçen Nesrin Olgun Aslan vardı. Kimse atlayıcı olmak istemiyordu. En büyük üzüntüm bizden sonra Adana’dan atlayıcı çıkmamasıdır. Adana’da atlama dalında en başarılı ve olimpiyat yaşayan Ahmet Kızıl’dır. Ahmet Kızıl 1976 yılında Montreal Olimpiyatları’na katılarak Türkiye’ye dönmedi. Amerikalı bir kızla evlenen Ahmet Kızıl, oraya yerleşti. Sanıyorum 40 yıldır ailesini bile görmeye gelmiyormuş. Bu duruma üzüldüm. 

Atlama sporunda kaç kez milli mayoyu giydiniz ? Hangi ülkelere gittiniz ? Ne gibi başarılarınız var ?

Defalarca daha iyi olanaklara sahip güçlü rakiplerime rağmen 30 kadar Türkiye şampiyonluğu kazandım. 20 yıl kadar zirvede kaldım. Bana diğer yüzücüler iyi atladığım için fırtına lakabını takmışlardı. Defalarca Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Yugoslavya ülkelerinde Balkan Şampiyonaları’na katıldım ve 18 kez milli mayoyu giydim. 1988 yılında Bulgaristan’da takım halinde Balkan üçüncülüğünü kazandık. Pilot Nuri ve Kedi Melih ilerlemiş yaşlarına rağmen bize hocalık yaptılar. Ayrıca yine Ahmet Kızıl, Aykut Tunca, Turan Taşkın birbirimize antrenörlük yaparak daha gelişmemizi sağladık. Kule ve tramplen atlamada çok tekrar yapmak, çok çalışmak gerekir. Aksi halde başarı sağlanmaz. Özellikle puanlı yarışlarda bizim önemli katkılarımız oluyordu. Takımımıza puan kazandrıyorduk. Bir tane havuz olduğu için ve yaptığımız spor tehlikeli olduğu için bizim çalışma saatlerinde havuza kimsenin alınmasını istemezdik. Ancak, bunda başarılı olamadık. Havuzda yüzen birisi olduğunda konsantremiz bozuluyordu. 

1973 yılında henüz 16 yaşındayken Ankara Orta Doğu Üniversitesi (ODTÜ) Spor Kulübü’ne transfer oldum. Burada da önemli başarılar elde ettim.

Faal sporculuğun ardından neler yaptınız ? hakem ve antrenörlük yaptınız mı ? Milli takımlara sporcu kazandırdınız mı?

Faal sporculuğun ardından milli takımda uzun yıllar görev yaptım. Ayrıca, Deniz Kara, Silahlı Kuvvetler ve Harp Okulu’nda Ankara Beden Terbiyesi İl Müdürlüğü’nde Yükseliş ve Aykan Kolejleri’nde antrenörlük yaptım. Hazırladığım takımlarla uluslararası yarışlara katıldım. Ayrıca milli hakemliğe kadar yükseldim.  Üst düzey antrenör kurslarına katıldım. Antrenörlüğümde Yeşim Gökçe, İbrahim Gürbüz, Burcu Tuğcu, Begüm Bilgiç ve onlarca sporcuyu milli takımlara kazandırdım.

1976-1977 yıllarında vatani görevimi Muhafızgücü Spor Kulübü’nde yaptım. Burada da önemli başarılar elde ettim. 1977 yılında evlendim. 2 çocuğum ve 4 torunum var. 2000 yılında Ankara Esenboğa Havalimanı İşletmelerinden emekli oldum. Denize olan tutkum nedeniyle Antalya’nın Alanya ilçesine yerleştim. Spor medyası sadece futbola önem veriyor. Bizim dönemlerimizde altın, para ve diğer armağanlarda yoktu.

MİLLİ SUTOPUCU FAHRİ YILMAZ: “ZİHNİ ÇOK ÇALIŞARAK ZİRVEYE ÇIKTI”

Milli Sutopucu Fahri Yılmaz, gençlik yıllarında Zihni Kızıltuğ ile aynı mahallede oturduklarını, çok küçük yaşlarda ele avuca sığmayan ve tüm spor dallarına meraklı olan Zihni Kızıltuğ’un Atatürk Yüzme Havuzu’na gelmesine vesile olduğunu ve önemli destek verdiğini söyledi.

Zihni Kızıltuğ’un yüzme havuzunda önceleri kurbağalama yüzerek kendini kanıtladığını, daha sonra küçük yaşlarda yaptığı cimnastik sporunun da yararını görerek tramplen ve kule atlamaya başladığını anlatan Fahri Yılmaz, şöyle devam etti:

“Zihni’yi çok sever ve beğenirim. Dar gelirli bir aile çocuğuydu. Havuzda kendini efendiliği, diğer arkadaşlarına yaklaşımı ve büyüklerine saygısı mükemmeldi. Beni asla mahcup etmedi. Bir de en önemli şansı daha sonda Montreal Olimpiyatları’na giden ve oraya yerleşen Ahmet Kızıl gibi bir sporcuyu model almasıydı. Ahmet Kızıl, asla bencillik yapmadan Zihni’nin tramplen ve kulede gelişmesi için elinden gelen her fedakârlığı yaptı. Zihni de bunu inkâr edemez. Ancak, Zihni özellikle havuzun boş saatlerinde kendini geliştirmek için bir atlayışı 30-40 kez arka arkaya yapardı. Zihni, daha sonra milli takımlarda yurtiçinde ve yurt dışında önemli dereceler elde etti ve yanılmıyorsam 20 yıl kadar zirvede kaldı. Milli takımlara onlarca yeni sporcular yetiştirdi.”          

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor