Her içtiğimiz şalgam, şalgam değil

Adana’nın dünyaya açılan milli içeceği olan şalgam suyu, fabrikasyon üretimlerle orijinalliğini yitirip tadını bozar hale geldi. Bu noktada bilgisine başvurduğumuz şalgam imalatçısı Gökhan Büfe sahibi İsmail Yazar, doğal şalgamın bozulma süresinin maksimum 120 gün olduğuna dikkat çekerek, ‘’Şişesinde son kullanma tarihi bir yıl olan şalgamlar şalgam değil, kimyasaldır. Boya ve aroma kullanarak günlük üretim yapılıyor. Oysa bir şalgamın oluşum süresi, ortalama 45 gündür’’ dedi.

RÖPORTAJ: Yener EKİNCİ

ADANA (BÖLGE) – Tellidere, Mücahitler Caddesi üzeri, Mis Fırın karşısında 8 yıldan bu yana faaliyet gösteren ve bu süre içerisinde şalgamıyla meşhur olan Gökhan Büfe’deyiz. Aylık beş ton şalgam üretimi gerçekleştiren işletme, önü açık olmasına rağmen üretim kapasitesini arttırmayı düşünmüyor. Gökhan Büfe sahibi İsmail Yazar, bunun gerekçesini ise şöyle açıklıyor; ‘’Seri üretime geçersek kimyasal ve koruyucu madde kullanmak zorunda kalırız. Doğallığımızı bozmak istemiyoruz.’’ Yazar ile bir tüketici penceresinden, şalgam ve şalgam hakkında bilinmesi gerekenler üzerine keyfili bir sohbet gerçekleştirdik.

Ürettiğiniz şalgam ve Adana genelinde meşhur oldu. Hatta reklamını da tavsiye yoluyla, hizmetlerinizden memnun kalan müşterileriniz sağladı. Bu lezzetin ve ilginin sırrı nedir?

Şalgamımız fabrikasyon değil ev yapımıdır. Bunun yanı sıra; tecrübe faktörünü de göz ardı etmemek gerekir. İstediğimiz kalite ve lezzeti bulana kadar çok ürünü çöpe döktük. Bizim beğenmediğimizi kimse beğenmez mantığıyla, kendi içmediğimizi insanlara sunmadık. Tuzundan, suyuna, havuç ayarından, lezzetine kadar hepsini onlarca defa test ederek sabitledik, hata payını sıfıra indirgedik. Böyle olunca, tadına varanların sevdiklerine bizi tavsiye etmesi kaçınılmaz oldu. Abartısız söylüyorum, Amerika, İngiltere ve Avustralya’ya götüren müşterilerimiz oldu.

Şalgam suyunun gerçek tadını veren sizin gibi imalathaneler azalmaya başladı. Lezzette ki değişimin sebebi nedir?

Şalgamımızın dayanma süresi maksimum 120 gündür. Çünkü içerisine hiçbir kimyasal madde ve koruyucu madde eklemiyoruz. Ola ki kimyasal katkı maddeleri kullansaydık, son tüketim tarihini bir yıla çıkarabilirdik. Şöyle bir örnek vereyim; Bir tencerede hazırlanan 4 kişilik yemeği, 400 kişiliğe çıkarmaya çalışırsan ne olur? Bunu sağlamak için hileye başvurmak zorunda kalırsın. Şu an sütü bile süt tozuyla imal eden firmalar var. Talep yoğun olunca firmalar da seri üretim için farklı yollara gidiyorlar. Şalgam da boya ve aroma kullanıyorlar. Bu yolla günlük şalgam üretimi yapılıyor. Hiç şalgam günlük üretilir mi?

İdeal bir şalgam nasıl ve hangi sürede elde edilir? 

Bulgur unu, nohut, doğal yaş maya ve ekmek hamuru ile şalgam mayası elde edilir. Şalgam mayasının hazır olması için 15 gün bekleme süresi vardır. Daha sonra şalgam mayasını çuvalların içine koyup, içi arıtılmış su ve mor havuçla doldurulmuş olan fıçılara yerleştiriyoruz. Burada da 30 gün fermantasyon süresinden geçiriliyor. Yani bir şalgamın oluşum süresi, ortalama 45 gündür. 

Sevilen bir marka olmanıza rağmen neden Adana geneline şubeler açmıyorsunuz?

Eğer çok sayıda şube açarsam, üretimimi 5 tondan 100-200 tona çıkarmam gerekiyor. Yani seri üretime geçmek zorundayım. Bunu da kimyasal kullanmadan sağlayamam. Kimyasal ve koruyucuya kesinlikle karşıyım. O nedenle şube açmayı düşünmüyorum. Amacımız çok para kazanmak değil zaten. İşimizi severek yapıyoruz.

Üretim aşamasında önceliğiniz nelerdir?

İmalathanemiz bütün müşterilerimizin ziyaretine ve hatta denetimine açıktır. Kırmızı çizgimiz ve önceliğimiz hijyendir. En kaliteli malzemeleri kullandığımız gibi, bunları kapalı soğuk hava depolarında muhafaza ediyoruz. Yine aynı şekilde üretimimizi de soğuk hava deposunda gerçekleştiriyoruz. Şalgam soğukta üretilir. Yılın her mevsiminde, 8 derecede üretim yapılıyor.

80 ve 90’lı yıllarda içilen şalgamın lezzetini verdiğinizi garanti ediyor musunuz?

Yüzde 100 olmasa da yüzde 95 garanti ediyorum. Şu an biliyorsunuz, sebzeler eski tadında ve doğallığında değil. Müdahale edemediğimiz ürünler nedeniyle yüzde 100 garanti veremem.

Daha çok şalgam ile ön plana çıkıyorsunuz değil mi?

Önceliğimiz şalgam suyu. Ayrıca; ev yapımı limonata ve vişne suyu da imal diyoruz. Bunların yanında, nar suyu, portakal suyu, havuç suyu, elma suyu, muzlu süt ve tost çeşitlerimiz de mevcut.

Son dönemde muzlu süt de Adana’da şalgam kadar fenomen oldu. Bunun hakkında neler söylemek istersiniz?

Muzun kendine has tadı ve kokusu onu en çok tercih edilen meyveler arasında yapıyor. İçerisinde pek çok vitamin, mineral, protein, aminoasit ve karbonhidrat barındıran muz oldukça sağlıklı bir meyvedir. Vücudu zinde tutan ve protein deposu olan sütün de faydaları saymakla bitmez. Bu iki şifa deposu olan kaynağı bir araya getiriyoruz. Hepimiz biliyoruz ki muz; enerji içeriğinin yanı sıra yüksek oranda potasyum içermektedir. Fakat muz, sadece potasyumdan yüksek olarak değil, B6 ve pektin içeriği de yüksek bir meyve olarak karşımıza çıkar. B6 ve Pektin içeriğinin var olması; kişinin kendisini daha tok hissetmesine sebebiyet verir. Ayrıca sindirim konusunda da pektinden ötürü bizlere yardımcı olur. İyi bir posa kaynağıdır. Bu sayede kolon kanserinin önlenmesini sağlar. Büfemizde hazırladığımız muzlu süt, hem fiyat olarak uygun hem de içerdiği vitamin ve minerallerden ötürü besleyici bir besin kaynağıdır. 

Muzlu sütü neden önerirsiniz?

Diyet yaparken tatlı yemek isteyebiliriz. Muzlu süt, tam bu zamanda yardımımıza koşuyor! Doğal bir şekilde vücudun tatlı ihtiyacını karşılıyor hem de kilo aldırmadan! Bundan böyle, canınız tatlı istediğinde veya ara öğün vakti geldiğinde gönül rahatlığıyla muzlu süt içebilirsiniz.

Kasları besleyip sağlığını güçlendiriyor

Spordan sonra beslenme için muzlu süt, mükemmel bir seçim olacaktır. Sağlıklı karbonhidrat, potasyum ve protein içeren muzlu süt kasları besler, sağlığınızı güçlendirir. Ayrıca, kilo verirken kas kaybını önlemeye yardımcı olur. En ideal kullanım zamanı, spordan sonra muzlu süt içmektir.

Muzlu süt ara öğünde güvenle içilebilir

Diyet yapanlar ve sağlıklı beslenmeye özen gösterenler için ikindi vakti ara öğünü gerçekten çok önemlidir. Enerjinin düşmeye başladığı akşamüstü saatlerinde muzlu sütle ara öğün yapmanızı tavsiye ederiz. İsterseniz yanında bir avuç içi kadar ceviz, badem, fındık yiyebilirsiniz. Doğal enerjiniz artacak, yorgunluk belirtileri azalacaktır.

Mideyi sakinleştirip adet sancılarını azaltır

Adet sancısı yaşıyorsanız veya midenizde rahatsızlık hissediyorsanız, muzlu süt tercih edebilirsiniz. Muzun içeriğindeki potasyum, adet sancılarının giderilmesine yardımcı olur. Bir bardak muzlu süt, ortalama 200 kaloridir. Diyet yapanların dahi günde 1500-2000 kalori alabileceği bilgisiyle hareket edersek, günde 200 kaloriyi muzlu sütten almak gayet uygundur.

Bu keyifli sohbet için teşekkür ederim

Ziyaretiniz için ben teşekkür eder, yayın hayatınızda başarılar dilerim.

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor