İNGİLİZ GAZETESİ NE DEMEK İSTEDİ?

İNGİLİZ GAZETESİ NE DEMEK İSTEDİ?

Sunday Times, İngiltere’nin köklü ve yüksek tirajlı gazetelerinden biri..

Amerika’daki seçimleri analiz ederken, Türkiye ile ilgili yorumda da bulunmuş ve Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Trump arasında karmaşık ilişkiler olduğunu yazmış ama, bu ilişkilerin ne olduğunu belirtmemiş..

O bölümü bir okuyalım;

“Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Trump ile karmaşık bir ilişkisi vardı ve bu ilişkinin temeli ABD’nin Kürtleri desteklemekten İran’a yaptırım konusundan birçok konuda maçoluk yaparak karşı karşıya gelmekti. Türkiye’de, Biden’ın zaferini ilan ettikten sonra sessizlik oldu. Fakat dört gün sonra Erdoğan, Demokrat adayı zaferi için tebrik etti. Daha sonra da Türkiye’nin ekonomi ve yargıda yeni bir reform dönemine gireceğini söyledi. Bu hamleler genellikle yabancı yatırımcıya güven vermek olarak görülse de bu hamleler aynı zamanda Biden’a karşı uzlaşmanın işaretiydi

Ne demek yani!..

Biz ekonomi ve yargıda reformu Amerika’nın Cumhurbaşkanlarına göre mi düzenliyoruz..

Önce şu Trump’la hangi karmaşık ilişkiler olduğunu açıklamalıdır gazete..

Öyle soru işareti koyup kaçmak var mı..

Ne biliyorsan yaz..

Bilmiyorsan insanların kafasını karıştırma..

Şimdi bu yazıyı okuyan herkes karmaşık ilişkiler iddiasının ne olduğunu merak ediyor.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın sözüyle karşılık verelim;

HUKUKTA BİR KAİDE VARDIR; MÜDDEİ İDDİASINI İSPATLA MÜKELLEFTİR..

Evet.. Sunday Times, Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan ile ABD’nin yenik eski Cumhurbaşkanı Trump arasında iddia ettiği “karmaşık ilişkiler”in ne olduğunu  hem kendi okurlarına, hem de Türk kamuoyuna ya açıklamak, ya da özür dilemek durumundadır.

………………………

ALTAYLI’DAN GÜZEL SORU

Gazeteci-Yazar Fatih Altay’lı Katar üzerine bir yazı yazmış, demiş ki; “Memleketimdeki pek çok şeyin peyderpey Katar’a satılması üzerine hele hele bir de Türkiye’nin gelecek açısından en stratejik varlıklarından biri olan ‘sularının’ işletme hakkının Katar’a verilmesine oluşan tepkilere çok manalı bir yanıt veriliyor: ‘Katar’a değil de Amerika’ya satılsaydı ses çıkarmazdınız.’Buna özne üzerinden hedef saptırma denebilir ancak. Buradaki asıl soru ‘Katar’ değil. Kafaları meşgul eden ilk soru ‘Niye’ sorusu. Katar’a veya başkasına, Türkiye’nin bu varlıklarını ‘Niye satıyorsunuz?’ ‘Türkiye’nin suları satılır mı?’ sorusu ise bir diğer soru. İster Katar’a, ister Katmaz’a. Bir memleket suyunun işletmesini niye yabancılara devreder!”

Gerçekten bizim bu Katar sevdamız nereden geliyor?..

Adamların nüfusu topu topu 2 nokta 3 milyon civarında..

Yüz ölçümü Bursa kadar.

Yönetim şekli üniter anayasal Monarşı.

Haaa.. Bir şey daha var; Amerika Birleşik Devletleri’nin Orta Doğu’daki en büyük üssü Katar’da..

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor