KÜÇÜK ESNAFLAR NEDEN DUA ETMİYOR?

KÜÇÜK ESNAFLAR NEDEN DUA ETMİYOR?

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekekin, Pandemi salgınından sonra  Türkiye’nin ekonomik durumunu Ankara’nın ortasındaki İcra Dairesi’ni örnek göstererek şöyle anlatmıştı;

 “Oraya gittiğinizde Türkiye’nin fotoğrafını görürsünüz. O icra dairesi CHP’ye 150 metre, AK Parti’ye 850 metre mesafede. Ticaret Odası’na, Türkiye Odalar Birliği’ne yakın mesafede.

Bütün siyasi partilerin ortasında bir ucube. 22 milyon vatandaşın icra dosyası var. Gece 22 milyon insan, icra dosyalarından dolayı uykuları kaçmışsa daha neyi dinleyeceksiniz? İşsizlik, yoksulluk, sefalet…

 Sadece TÜİK verilerini ciddiye alsanız 7-8 milyon genç nüfus perişan. Büyük bir işsizlik var bizim bunun önüne geçmemiz lazım. Pandemi dönemi esnafı perişan etti. Esnaf, mal sahibine aylardır iş yapamadıkları için kiralarını ödeyememektedir.  Mal sahibi insaflıysa almaz. Ama devlete ‘stopaj vergisini almayın’ diyemiyor. Dükkan kapalıyken bile devlete vergi ödeniyor. Olur mu böyle bir devlet anlayışı? Esnafı yaşat ki devlet yaşasın. Stopaj vergisini kaldırın ya da sembolik yüzde 1’e getirin”

Gürsel Tekin, açıklamalarını şöyle sürdürüyor;

“Mal sahibi devletten daha insaflı davranıyor. Mal sahibi kira almadı, devlet stopaj vergisini almaya devam etti. Pandemiden önce de işler güllük gülistanlık değildi. Esnaf şu an tefecilerin elinde. Esnafın kaderi tefecilerin iki dudağının arasında.Yarım altın almak mümkün değil, çeyrek altını da büyük kesim alamayacak. Düğünlerimizdeki eski geleneklerimizden vazgeçeceğiz gibi bir durum var”

Bitmedi.. Devam ediyor Gürsel Tekin;

 “Mısır Çarşı Derneği Başkanı Ömer Başıbüyük çarşıya pandemiden önce günlük 40-50 bin insan geldiğini şimdi bu rakamın 2 bin kişiye kadar düştüğünü belirtiyor., Bunun bini de çalışan ve esnafmış.”

  Mısır Çarşısı’nın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bağlı olduğunu belirten Dernek Başkanı Ömer Başıbüyük ise “Devlet yetkililerine gidip en azında kapalı olan dönemde ‘kira almayın’ dedik. ‘Evde kalın’ dediniz, ‘sokağa çıkmak yasak’ dediniz, biz dükkanımızı açmadık. Kiralar ötelendi ama şimdi 1.5 aylık kira isteniyor. AVM’ler 3 ay kira almadı, kira indirimine gitti. Bu esnaf o büyük markalardan daha mı zengin? Biz devletimize 50 yıl vergimizi verdik ama devletimiz bize 50 gün bakamadı” diye tepkisini dile getiriyor.

Yahu sayın Gürsel Tekin, sayın dernek başkanları, sayın küçük esnaf niye bu kadar olumsuz bakıyorsunuz!.. Hiç mi güzel şeyler olmuyor, hiç mi hayatından memnun olanlar yok..

Bilmiyorsanız, bilgilendirelim, duymadıysanız duyuralım!

Buyrun;

  Havalimanı’ndaki işletmecilerin, 31 Ocak’a ertelenen geçmiş kira bedellerinin tamamen iptal edilmesini ve yapılan indirimi memnuniyetle karşılayarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı gerekse havalimanı otoritesi bizim yanımızda durdu. Finansal tedbirler ve çeşitli uygulamalarla bizi koruma altına aldı. Cumhurbaşkanımıza, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımıza, DHMİ Genel Müdürümüze teşekkür ediyoruz, bu zorlu süreçte bizleri yalnız bırakmadılar. Allah devletimize zeval vermesin” diyorlar.

Bakın  ellerini havaya kaldırıp dua üstüne dua okuyorlarmış. Siz niye halinize dua etmiyorsunuz!..

Gelin konuyu bir hikaye ile tamamlayalım;

Bir varmış bir yokmuş. Çok zengin bir aile varmış. Bu ailenin bir de küçük oğulları varmış. Bir gün babası çocuğunu alıp bir çiftliğe getirmiş.

Çocuğun bu çiftliğe gelmesinin aslında bir sebebi varmış. Babası çok zenginmiş. Bu yüzden çocuğunun ne güzel nimetler içersinde olduğunu bilmesini istiyormuş. Çiftliği gezen çocuk böylece insanların ne kadar fakir, kendisinin ne kadar zengin olduğunu görecekmiş.

Çocuk çiftliğe gelir gelmez apayrı bir dünyada olduğunu fark etmiş. Köpeklerle oynamış, derenin soğuk suyundan içmiş, kurbağaların suya atlamalarını izlemiş. Taze yoğurda pekmez katmış, yemiş. Çimenlerde yatmış, dereye ayağını sokmuş. Gece yıldızları seyretmiş.

Baba oğul çiftlikte iki gün kalmışlar. Sonra da tekrar şehre dönmüşler. Bu yolculuktan sonra baba oğluna sormuş:

– İnsanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü oğlum?

– Evet babacığım.

– Ne öğrendin peki? Çocuk cevap vermiş:

– Bizim evde bir köpeğimiz var, onlarınsa dört. Bizim bahçenin ortasına kadar uzanan bir havuzumuz var, onlarınsa sonu olmayan bir dereleri. Bizim bahçemizde lambalar var, onlarınsa yıldızları. Bizim görüş alanımız ön avluya kadar, onlarsa bütün bir ufku görüyorlar.

Sonra da eklemiş:

– Ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için teşekkür ederim babacığım!

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor