MODERN ÇAĞIN MUTSUZLUKLARI

MODERN ÇAĞIN MUTSUZLUKLARI

Günümüzde her şeye daha kolay erişebilir olma durumu beraberinde insanları doyumsuzluğa ve mutsuzluğa itmeye başladı. İnsanlar artık aldıkça alır ve mutlu olması gerekirken daha çok mutsuz olmaya başladı. Ters orantılı paradoksal bir yaşam formuna dönüşüyor varlığımız artık çok fazla olan o her şey insanı çok mutlu edeceğine çok mutsuz ediyor.

Yeni gelen neslin de yaşayabileceği en büyük sorunların başında bana göre bu geliyor. Çocukluktan itibaren başlayan bu süreçte insanlar artık kendi başına kalmayı bilmeyi istemiyor doğayı, evreni dinlemek istemiyor.

Doyumsuzluk artık had safhada bunun da en önemli nedeni çokluktur. Her şeyin çok fazla olmasıdır yani. Çok fazla ses var, çok fazla fikir var, çok fazla fotoğraf, resim, slogan var ve ne yazık ki hiç kimse daha azına razı değil.

7’den 70’e kullandığımız araçlar çok akıllı, çok özellikli, çok becerikli, telefonlar örneğin, çok fazla özellikleri var. Çok mega pikselli kameralarıyla bir daha geri dönüp bakmayacağımız binlerce fotoğraf çekiyoruz. Sonra bunun bir ileri modeli çıkıyor elimizdeki hemen çöp ediyoruz.

Şimdiki zamanın çocuklarına bir bakın. Onlarca belki de yüzlerce oyuncakları. Özellikle de ilk kez anne baba olanlar ‘aman çocuğumun gözü bir şeyde kalmasın’ diyerek istediği her şeyi alıyor. Oyuncak üzerine oyuncaklar alınıyor. Şimdiki zamanki çocuklu evlere gidin bakın oyuncakları artık evler almıyor. O kadar çok oyuncağa sahip olan çocuklar ise yine mutsuz yine mutsuz. Ne kadar çok alırsanız alın yine başkasını istiyorlar. Bunun bir sınırı yok. Böyle yetişen bir çocuk da haliyle doyumsuzluğu bu yaşlarda kapıyor ve ileri dönemlerde elindekiyle yetinmeyi bilmiyor.

Çocuğu küçükken aman gözü kalmasın diyen anne babalar, zamanında yaptıkları bu davranıştan sonraki yıllarda büyük pişmanlık duyuyorlar. Çünkü artık durumlar değişiyor. Yok’un ne olduğunu bilmeden yetişen çocuk, kıyafette sınır tanımıyor, elektronikte sınır tanımıyor. Tanımıyor da tanımıyor…

Küçükken oyuncaklara zar zor yeten paralar, çocuklar yetişkin bireylere olma yolundaki iken onların isteklerine yetmede yetersiz kalıyor. Hoş kalmasa da yani yine her denilen yapılsa da yine de mutsuz oluyorlar. Çünkü doyumsuz işlemiş artık bünyemize. Ne yapılırsa yapılsın mutlu olamıyoruz. Mutlu olsak da günlük mutluluklar oluyor genelde.

Elbette sadece çocuk, genç problemi değil bu. Etrafıma baktığımızda internet alışverişleri patlamış durumda. İnsanlar evlerinde beklemekten iyice internete sarmış durumdalar. Sürekli internetten gerekli gereksiz siparişler verip duruyorlar.

İnsanların internet alışverişlerine olan ilgilerinin arttığını gören firmalar şahane, harika, mübarek Cuma indirimleri ile ister istemez alışveriş yapmaya yönlendiriyor insanları. O kadar yoğun ki sanal alışverişler, kargolar siparişleri teslim etmede yetersiz kalıyor.

Yolda eğer bir kargo firmasının önünden geçerseniz iyice bakın dışarılara taşmış kutulara.

Durum böyle, modern çağla birlikte ulaşılabilirlik arttı, tüketim arttı. Artan bol tüketim anlık mutlulukları sonrasında ise yine artan doyumsuzlukları bıraktı. Almanın, tüketmenin sınırı yok. Sınırı olmayan bir şeyin de kıymeti yok. Mutlu olmak istiyorsak mutluluğu anlık değil daha uzun vadeli yaşayalım. Tüketen değil daha çok üreten toplam olalım.

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor