NE YAZALIM?

NE YAZALIM?

Yıl 28 Nisan 1960… Çetin Altan Miliyet’teki köşesinde tek satırlık bir yazı kalame alarak “Bugün canım yazmak istemiyor” diyor.

60 yıl öncesine gittik… Ne yazalım!..

İlkokul mezunu bir adamın milyonlarca insanı dolandırmakla kalmayıp, bir devleti ele geçirme girişimini mi!.. İlkokul mezunu bir adamın adalete, emniyete, bürokrasiye, askeriyeye nasıl sızdığını mı yazalım!

 “Silivri”de tiyatro yok. Silivri’de milletin hakimleri, savcıları, millet adına sanıkları yargılıyor” sözlerini mi yazalım!..

FETÖ’ye yönelik dava ve soruşturmalarda haklarnında yakalama kararı olan Fetullah Gülen, Emre Uslu, Ekrem Dumanlı, hakim, savcı ve işadamlarının yanısıra, bazı Emniyet Müdürlerinin de yer aldığı firariler arasına, askerlerin de eklendiğini ve bugüne kadar yakalanamadıklarını mı yazalım!

Ne yazalım?

Gelin size bugün Türkiye’nin genleriyle oynayan, çalışan tüm çarklarını bozan, Pensilvanya’da hayatını sürdüren ve hala siyasi ayağı bulunamayan Fetullah Gülen’in kısa hayat öyküsünü aktaralım;

 Fetullahçı Terör Örgütü’nün kurucusu Fetullah Gülen 27 Nisan 1942’de Erzurum’un Pasinler ilçesinin Korucuk köyünde doğdu. Gerçek doğum tarihi Fetullah Gülen ve terör örgütü mensuplarına göre 11 Kasım 1938’di. Atatürk’ü Deccal kabul eden FETÖ elebaşına göre, Atatürk öldükten sonra dünyaya gelmesi kendisinin seçilmiş kişi olduğunu gösteriyordu. Kimliğini 1942’de almasını, Fetullah ismini beğenmeyen nüfus memurunun onay vermemesine bağladı. 1945’te Kur’an okumaya başlayıp 1951’de hafız oldu. 1946 yılında ilkokula başladı. Medresedeki oda arkadaşı eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz’dı. Erzurum şehir merkezine gitmesini kimi zaman annesinin akrabası olan subaydan kendilerine ev kalması, kimi zamanda ailenin kendi eğitimi için şehir merkezine taşınması olarak anlattı. Erzurum’da medresede okurken hocasını Atatürk’e hakaret ettiği gerekçesiyle Jandarma’ya şikayet etti. 1959’da Edirne’ye gideceği döneme kadar değişik medreselerde eğitim aldı. Edirne’ye gittiğinde Diyanet’in açtığı sınavı kazandı. İl müftüsü olmak istedi. Araya soktuğu dönemin hatırlı kişilerine rağmen bu isteği reddedildi. Yaşı memurluk için küçük olduğundan  mahkemeye başvurarak doğum tarihini 1941 olarak düzelttirdi. 1963’te bir yıl Erzurum’a dönüp ailesinin yanında kaldı. 1965’te Kırklareli’ne tayin olana kadar Edirne’deydi. Edirne’de sonradan terör örgütünün yönetiminde yer verdiği il müftüsü Suat Yıldırım ile aynı evi paylaştı. Bu dönemde askerliğini de yaptı. Acemiliğini Ankara’da telsizci olarak yaptı. Acemiliği döneminde Talat Aydemir darbesine katıldı. Usta birliğini gene telsiz askeri olarak İskenderun’da yaptı. İskenderun’da bölük komutanları tarafından korundu. Askerliği bitmeden terhis edildi. 1960’lı yıllarda Fetullah Gülen  1966’da dönemin Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Yaşar Tunagür sayesinde İzmir merkez vaizliğine atandı. 1971’e kadar bu görevi sürdürdü. Bu dönemde önce Kestanepazarı’nda çalıştı. Oradaki dernek üyeleriyle arası bozulunca kendi ekibiyle ayrı bir dernek kurdu. Yusuf Bekmezci, İlhan İşbilen, Mehmet Ali Şengül, İsmail Büyükçelebi, Abdullah Aymaz, Aysal Aytaç, Harun Tokak, Halit Esendir gibi örgüt üyeleri ile FETÖ’nün ilk yapılanmasını oluşturdu. Bu yıllarda Ege bölgesinin muhtelif illerinde sohbetlerde bulundu. Resmî görevlendirmeyle hacca gitti. Kahvehanede konuşma yaparken 1971 muhtırası esnasında tutuklandı ve 7 ay hapis yattı. Tutuksuz yargılandığı 3 senenin sonunda 1974’te beraat etti. Mahkeme öncesi kendisini her yerde “Nur talebesi” olarak tanıtmasına rağmen, duruşmada bunu inkar etti. 1975-76 yıllarında “Anadolu’da Kur’an ve İlim”, “Darwinizm”, “Altın Nesil”, “İçtimaî Adalet ve Nübüvvet” isimli konferanslar verdi. Sızıntı dergisinin ilk sayısı Şubat 1979’da çıktı. Başyazıları Gülen yazdı. 12 Eylül (1980) darbesinde hakkında yakalama kararı çıkarıldı. O sırada İzmir’i terk etti, farklı şehirlerdeki örgüt üyelerinin evlerinde saklandı. 12 Eylül’ün baskıcı ortamına rağmen İstanbul başta pek çok şehirde gezmesine rağmen kimse kendisini yakalamadı. Bunu “Allah tarafından korunduğu” şeklinde örgüt üyelerine aktardı. 1981’de Diyanet’teki vaizlik görevinden istifa etti. 1986’da hacca gitti. 1986 yılında, Fethullah Gülen, Naci Tosun, Nuri Muhammed Sungur, Tabip Üsteğmen Mustafa Sarsılmaz, Nevzat Ayvacı, Behçet Akyar, Harun Tokak, Ahmet Kara, Gürbüz Dönmez, Mustafa Başarı, Murat Kırımkan ve Barbaros Kocakurt ile birlikte Burdur ve Isparta’da gözaltına alındı. 1 Temmuz 1988’de çıkan Yeni Ümit dergisinin başyazılarını yazdı. 1989’da gayr-ı resmî vaazlara başladı. 1992’ye kadar bu vaazlara devam etti. 1996’da Ankara Kocatepe Camii’nde CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek’in vasiyeti üzerine cenaze namazını kıldırdı. 1999’da Amerika’ya kaçmasına neden olan konuşması patladı. 1990’larda görüştüğü isimler: Turgut Özal, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit, Abraham Foxman, Morton Abramowitz, Papa II. John Paul.”du..

   İşte beraber yürünen yollar, işte beraber ıslandıkları yağan yağmurlar..

   Mekanın cennet olsun Çetin Altan, senin de çocukların Fetö”nün yolundan geçti.. Sen,” bugün canım yazmak istemiyor “ diye tek bir satır yazmıştın ya, bizimde güncel yazı yazma moralimiz kalmadı, geçmişe döndük.. Unutulmaz bir geçmiş.. Uçakların bomba, kurşun yağdurdığı, TBMM”nin bombalandığı, yüzlerce insanın öldürüldüğünü, vurulduğunu, hayatın çekilmez hale geldiğini, ekonominin çöktüğünü, huzurum kalmadı artık şarkısını yeniden hatırlattı bize.

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor