Sayar: Halkımız Gelecek’ten umutlu

Gelecek Partisi Çukurova İlçe Başkanı İrfan Sayar, Gelecek Partisi’ne neden ihtiyaç olduğunu anlattı: Ülkemiz gerçekten çok yıprandı. Bütün kadim kurumları, yasaları, ilkeleri, değerleri, gelenekleri tarumar edildi. Rant uğruna kapışılmadık yer bırakılmadı. Milletimiz giderek yoksullaştı. Gelecek Partisi herkesi bütünleştirecek, yeniden kucaklayacak ve yüzleri güldürecek.

RÖPORTAJ: Yener EKİNCİ

ADANA (BÖLGE) – Gelecek Partisi kadrolarından siyasete atılarak, Çukurova İlçe Başkanlığı görevini üstlenen İş Sağlığı ve Güvenliği Çalışanları Sendikası Kurucu Genel Başkanı İrfan Sayar’ı ziyaret ederek, parti çalışmalarından ve Çukurova’dan konuştuk.

Kısaca sizi tanımakla sohbetimize başlayabilir miyiz?

Babam, Karaisalı ilçesinin Karahasanlı köyündendir ve Yörük’tür. Annem ise Ceyhanlıdır. Annemin ailesi 1890 yılında Bulgaristan’dan göç eden Balkan Türklerindendir. Eşim ise Aladağlı ve Türkmen’dir. 1977 yılının 6 Mayısında Almanya’da doğmuşum. Babam ve annem o tarihte gurbetçi oldukları için. 1984 yılında yani ben 7 yaşında iken Ülkeye kesin dönüş yapıyorlar ve Adanalı oldukları içinde buraya yerleşiyorlar. Yeşilevler ilkokulu, İstiklal ortaokulu ve Adana Erkek lisesi mezunuyum. Çukurova Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümünü bitirdikten sonra yüksek lisansımı İstanbul Esenyurt Üniversitesinde İş Sağlığı ve Güvenliği dalında yaptım. Adana adliyesine kayıtlı Adli Bilirkişiyim. İş Güvenliği ve Çevre Uzmanıyım. Ayrıca Tarsus Çağ Üniversitesinde Öğretim Görevlisi olarak İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümünde 3 yıldır derslere girmekteyim. Ayrıca kitap yazarıyım. Üç adet kitap yazdım. İş Sağlığı ve Güvenliği Çalışanları Sendikası’nın Kurucu Genel Başkanıyım. Birçok üniversitede konferanslar vererek iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı farkındalık geliştirmek için çalışmalar yürüttüm. Yusuf Mir ve Hüseyin Emir adında iki de evladım var çok şükür.

Gelecek Partisi kimlerden oy almayı hedefliyor?

Bu ülkede terörle arasına çizgi çekmiş kim varsa; 82 milyon Gelecek Partisi’nin müstakbel gönüldaşlarıdır. Herhangi bir ideolojinin, herhangi bir kesimin devamı niteliğinde adlandırılabilecek bir parti değiliz. En güzel göstergesi de partinin kurucular kurulu heyeti. 152 kurucu üyemiz var. Heyette Türkiye’nin neredeyse her bir ilinden, bütün renklerinden isimler var. Süryani kurucumuz var. Türkiye’de ilk kez bir Azeri Türkü vatandaşımız bir partinin kurucusu oldu, Ermeni vatandaşımız; Etyen Mahçupyan Bey hem kurucumuz hem de Genel Başkan Yardımcımız, Alevi Dernekler Federasyonu’ndan kardeşlerimiz Gelecek Partisi’nin kurucuları arasında. Bu renkli kadroyu Türkiye’de belli bir kesimin partisi olarak adlandırmak doğru değil. 82 milyonu temsil ediyoruz.

Size göre, insanlar neden Gelecek Partisi’ne teveccüh göstermeliler?

Ülkemiz gerçekten çok yıprandı. Bütün kadim kurumları, yasaları, ilkeleri, değerleri, gelenekleri tarumar edildi. Rant uğruna kapışılmadık yer bırakılmadı. Milletimiz giderek yoksullaştı. Gelecek Partisi herkesi bütünleştirecek, yeniden kucaklayacak ve yüzleri güldürecek. Bizler, nefret dilini yerle bir edecek, onun yerine sevgiyi, saygıyı hoşgörüyü büyüteceğiz, birlikte güçlü olduğumuzu hatırlatacağız. Memleketimizin her köşesini yüreğimizle seviyoruz, paramparça edilen adaleti yeniden tesis etmeyi hedefliyoruz. Gösterilen vicdansızlıklarla ağlatılan herkesin yüreğini onaracağız.

Gerek Adana, gerekse Türkiye kapsamında başarılı olacağınıza inanıyor musunuz?

Türkiye genç bir nüfusa sahip. Özellikle gençlerin yoğun ilgisini çektiğimizi görüyoruz. Ne yazık ki, şu an hiçbir basın organında bize yeterince yer verilmiyor. Hatta anket firmaları dahi bizi yok sayıyorlar. Genç bir partiyiz. Çok kısa bir süre sonra ağırlığımız hissettireceğimizi düşünüyorum. Türkiye genelinde olduğu gibi Adana’da da Gelecek Partisi’ne oldukça yüksek ve her geçen gün artan bir ilgi var. Bundan dolayı son derece mutluyuz. Birçok farklı siyasi görüşten, farklı kesimden insanlar Gelecek Partisi’ni destekleyeceklerini beyan ediyor, artık bizimle siyaset yapmak istediklerini dile getiriyor.

Genelde hangi görüşe mensup insanlar yer alıyor teşkilatınızda?

Sağ veya sol olarak tanımlamıyoruz kendimizi. Vatanını ve milletini seven herkes bu partiye üye olabilir. Özellikle vurgulamak istiyorum. Hiçbir partinin alternatifi değiliz.Gelecek Partisi, Türkiye’nin alternatifidir. Bizim hedefimiz Türkiye’yi yönetmektir ve yöneteceğiz.

Çukurova için ne gibi hedefler belirlediniz?

Parti tüzüğünde yer aldığı şekliyle, demokrasiden yana, temel hak ve özgürlüklerden yana, yeni bir yol bulacağız. Türkiye, ne cılız muhalefete, ne de Türkiye’yi artık yönetemeyen iktidara mahkumdur. Ahmet Davutoğlu liderliğinde, kısa sürede yurttaşların umudu olacağız. Kısa sürede Çukurova ilçesi genelinde birinci parti olmanın alt yapısını, plan ve programını hayata geçireceğiz.

İzleyeceğiniz siyaset anlayışı nasıl olacak?

Halktan ve haktan yana bir siyaset anlayışımız var ve bu anlayışı Türkiye’nin her yerinde etkin kılacağız. Adana’da da yerel iktidara karşı olaylara bakışımız; halk ve hak olacak. Biz, Adanalı seçmenlerin karşısına iyi bir alternatif olarak çıkacağız. Yerelde de genelde de seçmende karşılığımız olduğunu düşünüyorum. Onların teveccühüyle birinci parti olmak istiyoruz.

Merkez solun kalesi olarak görülen Çukurova’da, azımsanmayacak sayıda farklı siyasi partiye gönül vermiş kişiler de yaşıyor. Bunlar arasında partinize karşı ilgi gösterenler oluyor mu?

Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullar, ciddi anlamda can yakıcı boyuta tırmandı. Saha çalışmalarımız sırasında, insanlarla temasta bulunduğumuz zaman, bunu net bir şekilde görüyoruz. İnsanlar ciddi bir geçim sıkıntısı içerisindeler. Bunun sonucunda da, mevcut iktidarın ekonomiyi kötü yönetmesinden etkilenen birçok insan, -yandaşları da dahil olmak üzere- artık bir daha AK Parti’ye oy vermeyeceklerini, daha önce verdiklerine de pişman olduklarını açıkça dile getiriyorlar. Seçmen sayısı 260 bin civarında olan ilçemizde, son seçim sonuçlarını analiz ediyoruz. Her mahallemizde, çıkan oylara göre çeşitli çalışmalar yapmaya devam ediyoruz.

Son dönemde sizin gibi birçok siyasi parti kuruldu. Adana’da ki teşkilatlanmalarının hedefinde ise Çukurova ilçesi önem arz ediyor. Sizce ne kadar başarılı olurlar?

Her siyasi parti demokratik bir zenginliktir. Herkes, yasalar çerçevesinde örgütlenmesini sağlayacak ve görüşlerini dile getirecektir. Bu demokratik bir haktır. Önemli olan bunun toplumda karşılığının bulunmasıdır.

Çukurova, refah seviyesi yüksek bir ilçe olmasına rağmen, her platformda işsizlik sorununun yüksek olduğunu dile getiriyorsunuz. Rakamlar ürkütücü mü?

Çukurova’da, üniversite mezunu işsiz sayısı çok fazla. Özellikle 4 yıllık fakülte bitirenler boş dolaşıyorlar. İktidarın popülist bir politikayla, nerdeyse her il ve ilçeye bir üniversite mantığıyla hocasız, laboratuarsız ve eksik kadrolarla alel acele, oy toplamak için kurduğu üniversitelerden dolayı meydana gelen bir süreç bugünlere getirdi bizi. Ben hukuk fakültesine gittiğim dönemde, Türkiye’de 6 hukuk fakültesi vardı. Şu an 106’ya çıktı sayı. Büyükşehir Belediyesi nezdinde, yeni alınan iş makineleri ve araçların 200 kişilik şoför kadrosu için 52 bin başvuru olmuştu ve acı tarafı bunun 45 bini üniversite mezunuydu. Bu korkunç bir rakam. Buna göre pay biçelim. Bu sorunu yerel yönetimlerle çözmemiz mümkün değil; ancak ve ancak genel iktidarı ele aldığımızda, istihdam politikası yaratabildiğimiz takdirde çözülebilecek bir sorundur.

Bu röportajın gerçekleşmesine zaman ayırdığınız için teşekkür ederim

Ben teşekkür eder, yayın hayatınızda başarılar dilerim

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

    Röportaj

    Sağlık

    Spor