SAYIN BAHÇELİ KEŞKE AÇIKLAMA YAPMASAYDI

SAYIN BAHÇELİ KEŞKE AÇIKLAMA YAPMASAYDI

MHP lideri ve mevcut hükümetin destekleyicisi gazetecilere yapılan saldırılarla ilgili değerlendirmesinde şöyle diyor;

“Milliyetçi Hareket Partisi’nin sokakta işi yoktur. Kavga ve karışıklıkta hayır görmesi imkansızdır. İnsan onuruna ve demokratik adaba uygun olarak yapılan makul eleştirilere tahammülsüzlüğü asla düşünülemeyecektir. Bizim sevdamız şiddet değil Türk milletidir, Türkiye’dir.Ülkücüler Hak yolundan dönmez, halkın çizgisinden sapmaz, hakkını yedirmez, haksızlığa asla gelmez. Ya devlet başa ya kuzgun leşe dememizin esası da budur. Hiç kimse sabrımızı yanlışa yormamalı, kutlu davamızın emanetlerini çiğnemeye kalkışmamalıdır.

Serok Ahmet ümidini dış güçlere bağlamasın, Kobani’ye selam gönderdiği yıllar geride kalmıştır. Başkasının metruk kayığına binenlerin istikameti sahil değil bataklığın ta dibidir. Milliyetçi Ülkücü Hareket herkesin hayat, düşünce, inanç ve ifade hakkına saygı duyar. Önemle altını çiziyorum ki, eleştirilere saygı duymamız için ahlaki, meşru ve hukuki olması şarttır.”

Şu sözler,   ortamı yatıştıracak bir açıklama yapmaktan çok,  aba altından sopa göstermek gibi değil mi?

Buyrun okuyalım;

 “Karar Gazetesi’nin kiralık köşe yazarları, mesela Elif Çakır, mesela Yıldıray Oğur, mesela Taha Akyol ve diğer köşesiz sözde yazarlar MHP’yi hafife almasınlar, MHP’ye kara çalmasınlar. Çünkü kazdıkları kuyuya çoktan düşmüşler, kızarmayan yüzleriyle yakayı ele vermişlerdir. Bilhassa Taha Akyol MHP’yi bilir, tavsiyem mezkur sipariş üzerine yazan isimlerle birlikte Serok Ahmet’e bizi acilen anlatmasıdır.”

Sayın Bahçeli, bu ülkenin insanlarının nasıl kutuplara ayrıştığını, gençleenih  sokaklarda nasıl öldürüldüğünü, nasıl bir birlerine düşman gözüyle baktığını en yakın bilenlerden birisiniz..

KEŞKE BÖYLE BİR AÇIKLAMA YAPMASAYDINIZ DA “ Saldırıya uğrayanlara geçmiş olsun dileklerimizi sunuyor, saldırganları her türlü kınıyoruz..Saldıranların en kısa sürede yakalanmalarını ve hak ettikleri cezayı almalarını diliyoruz”  diyerek kamuoyu rahatlatabilseydiniz..

………….

SPOR’DAN İKİ ANI..

Bugün sporla ilgili iki anımızı anlatmak istiyorum..

Reşit Kaynak, Adana’nın yetiştirdiği ender futbolcularından biridir.. Üstün başarılarından dolayı Beşiktaş kancayı taktı ve sonuçta Siyah-Beyaz formayı giydi..

Büyük ses getirdi spor kamuoyunda ve gazetelerin spor sayfalarında.. Bütün gözler ondaydı.. İyi de oynuyordu, ancak zaman içerisinde İstanbul”un renkli dünyasına daldı, gittikçe randımanı en alt düzeye indi..

Beşiktaş, Reşit’i Diyarbakırspor’a kiraya verdi.. Ancak orada da istenen performansı gösteremiyor, zaman zaman kadro dışı bile kalıyordu..

Çok temiz yüzlü, utangaç, saygıda kusur etmemeye özen gösteren mahzun tavırlı birisiydi Reşit..

Ben Milliyet’te spora da bakıyordum.. Reşit’e haber gönderdim, görüşmek istediğimi söyledim.. İki gün sonra geldi, çay içtik, sohbet ettik, başarısızlıklarının sebebini öğrenmek istedik.. Son derece mahcup ama ikna edici bir şey söyleyemiyordu..

Kendisine bir fotoğraf uzattım.. Eğlence yerinde, önünde içki ve yanında bir kişi ile birlikte.. Fotoğrafa baktı, yüzü kıpkırmızı oldu.. “Bu fotoğrafı kullanmayacağım. Ancak bir şartım var.. Bir daha buralarda dolaştığını duyarsam, futbola geri dönmezsen bu fotoğrafı kullanırım ve tüm Türkiye bu rezilliği öğrenir” dedim.. Söz verdi..

Reşit, verdiği sözü tuttu, Diyarbakırspor formasını yeniden giydi, kira sözleşmesi bittikten sonra Beşiktaş’a döndü ve harikalar yarattı..

  Xxx       xxx    xxx

Bir başka anı..

Merhum Muhammed Kaymak Adana Demirspor Başkanı.. Takım iyi gitmiyor, sahasında ya berabere kalıyor, ya yeniliyor, ya da zorla galip geliyor.. Düşme hattından yukarı çıkamıyor Adana Demirspor.. Başkan Muhammed Kaymak, yöneticiler, futbolcular büyük moral çöküntüsü içinde.. Taraftarlar patlama noktasına gelmiş..

Sohbet ediyoruz Muhammet Kaymak ve diğer yöneticilerle.. Demirspor’un küme düşme hattından nasıl çıkabileceğini tartışıyoruz.

Galatasaraylı Metin Yıldız da Malatya’ya transer olmuş.. O da bulunduğu yerden memnun değil.

Muhammet Kaymak’a “Gel bir kumar oyna” diyorum.. Muhammet Kaymak “Nasıl yani!” diyor.. “Malatyaspor’dan Metin’i al, oynarsa takımı kurtarır” diyorum.. Kafasına yatıyor, görüşmeler başlıyor Metin Adana Demirspor formasını giyiyor..

Metin, öyle bir futbol oynuyor ki, sanki tek başına bir takım.. Adana Demirspor ligde kalıyor, Metin Galatasaray’a dönüyor ve Milli takımda kadrosuna çağrılıyor.

Şunu demek istiyorum;

Bir gazeteci vardır, kendi geleceği için öyle bir fotoğraf eline geçmişse bulunduğu gazetede kullanır o kişinin hayatını mahveder, kendisini de şöhret eder..

Bir gazeteci vardır, topluma kazandırır, hayatını kurtarır..

Ben her zaman insanların kazanılmasından yana oldum, gazeteciliği ikinci planda tuttum.

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor