SİYASET Mİ DEDİNİZ?

 Gazeteci Erdem Gül, Adalar’da CHP’nin Belediye Başkan adayı.. Yapılan bir toplantıda İstiklal Marşı’mız okunuyor.. Erdem Gül de marş okunurken hazır ol vaziyette.. Ancak, koroya eşlik etmiyor, saygı duruşunu da bozmuyor..

Belki rahatsızdır. Belki dişi ağrıyordur. Ya da başka bir gerekçesi vardır. Erdem Gül, “İstiklal Marşı’nı içimden okudum” diyor, malum basın “İstiklal Marşı’na saygısızlık yaptın” diyor veriyor veriştiriyor. Yetmiyor, olaya Cumhurbaşkanı müdahil oluyor “CHP İstiklal Marşı’na karşı olan birisiyle oluyor, Erdem Gül. Bunlar bizim bayrağımıza da karşı değil mi? Bunlar bizim bayrağımızı kongrelerinde asmayacak kadar milliyetçi. Bunlarla işbirliği yapıyorsun” diyor.

Erdem Gül,eleştirilebilir “Sen de put gibi durma” denilebilir, ama bu konu siyasete alet edilmemelidir. İnanç, Bayrak ve İstiklal Marşı özellikle devlet adamlarının gündemine bu şekilde gelmemelidir, getirilmemelidir.

Ancak, siyaset yapılırken şu sözün güzelliği de akıllarda tutulmalıdır;

“Bana Yüreğinle gel, bahanelerle değil.”        

…    …

Yıllardır televizyonlarda mizah programlarına hasretiz. Haberler, drama filmler, kan davaları, haberler! Açık oturumlar, tartışmalar, kavgalar, karşılıklı sataşmalar..

Gına gelenler de ShovTV’deki Güldür Güldür programında hasret kaldıkları, hatta unuttukları kahkalar atma ihtiyacını gideriyorlar.

 Hemen “İstemezük”çüler ayaklandı, hükümetin aleyhinde propaganda olarak değerlendirdi, kıyametleri kopardı.. Başta da CHP İstanbul Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nun tuş ettiği kanal..

Yahu hiç mi gülmeyecek bizim yüzümüz.. Bak kardeşim, geçmişe bir git, 20-30 yıl ötesine.. Merhum Bedri Koroman, Başbakanları, muhalefet parti liderlerini nasıl eleştiriyordu karikatürleriyle.. Gör.. Dansöz kıyafeti bile giydiriyordu onları.. Ve liderler, çerçeveletip evlerinin duvarlarına asıyorlardı..

Bu nasıl bir anlayış? Gülmekte mi yasaklanıyor bu ülkede? Mizah yasasının da mı getirilmesi isteniyor. Pes doğrusu PES!

Nihat Genç’te köşesinde öyle diyor;

“Siyasi mizahın yasak olduğu bu ülkelere gidin, devlet başkanlarının devasa saraylarını göreceksiniz, kadınların akşam ve geceleri dışarı çıkamadığını göreceksiniz, devlet başkanlarının binlerce korumayla dolaştığını göreceksiniz ve devletin en çok memur çalıştıran kurumunun “istihbaratları” olduğunu göreceksiniz ve “tek kanal” tarafından yöneltildiğini göreceksiniz.

Oysa yoksulluktan bitap dünyanın en geri kalmış Orta Afrika ülkelerinde dahi, hatta kadın şovmenler, stand-upçılar ülkelerinin en şöhretli sanatçıları el üstünde tutuluyorlar. Siyasi mizahı olmayan yani eleştirisi olmayan “sandık” aşkınız sizi çoktan Kuzey Kore’ye, Türkmenistan’a çevirmiş, haberiniz yok.

Siyasi mizah insanlığın, modern toplumların “kutsal ateşidir”, siyasi mizahı ancak “iyi kalpli” insanlar kaldırabilir. Siyasi mizah kibrin saltanatını yıkar, alçakgönüllülüğün kapılarını açar.

Siyasi mizah suskunluğunuzun, donmuşluğun, katılığınızın buzlarını eritir, ahlaki değerleri yüceltir ve topluma ve onu yönetenlere siyasi itibar, genişlik, asalet kazandırır ve başkalarına hiç zarar vermeden şişmiş egoları hizaya sokar.

Gül’ün adı kitabı, gülmenin yasaklandığı, keşişlerin ortaçağı yaşanması mümkün olmayan kasvetini anlatır.

Mizah, bilimden dahi önce gelir, çünkü dogmaları, hurafe kutsalları eleştirmeden bilime bir anlayış ortam açılmaz.

Üstelik siyasi mizah kültürümüzün “efsanesidir”; Markopaşalar, Gırgır’lar hepimiz bu efsane içinde büyüdük..

Ve Güldür Güldür’ün oyuncu ve yazar kadrosu zaman zaman da olsa karınca kaderince güçleri ve imkanları yettiği kadar bu efsanenin geleneğinden geldiklerini hatırlaması, hatırlatması toplumun her yerinde gezen şeytani huzursuzluğa karşı, çok sahici ve samimi bir ilaçtır.

Ve unutmayın, siyasi mizah bozulmuş ve bozulmakta olan ruhlarımıza karşı hem denge çubuğumuz hem de toplumun bütün katmanlarının gönlüne, beynine girebilecek kardeşlik köprümüzdür.”

Mizah mı dediniz! Türkiye’de yasssak gardaşım.. Ciddi olun biraz..

-Sizin yaptığınız mizah değil.. Mizahla aba altından sopa göstermek, hükümeti güç durumda bırakmak istiyorsunuz. Sizin kafanızın içindekini biz okuyoruz..-

Anlayış bu ise.. Pes artık.. Sözün bittiği yer. Nokta..

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor