“Toplumsal değişim için doğru ve cesur politikalar şarttır”

HABER: POLEN ÖZBOZDOĞANLI

ADANA (BÖLGE)-TMMOB 7. Adana Yerel Kadın Kurultayı “Anayasa ve Uluslararası Sözleşmeler Işığında Kadın Hakları” ve “TMMOB Kadın Örgütlenmesi Serbest Kürsüsü” olmak üzere 2 başlık altında 16 Ekim 2021 tarihinde gerçekleştirildi.

Kurultaya mimar, mühendis ve şehir plancısı 51 kadın delege ile kadın örgütlerinden ve çeşitli kurumlardan konuklar katıldı.

Oldukça verimli geçen kurultayın TMMOB Adana İKK Kadın Çalışma Grubu tarafından yayınlanan sonuç bildirgesinin sonuç bölümünde şu görüşlere yer verildi:

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ
Sadece geçen yıl 500’den fazla kadın cinayeti işlenirken, kadın cinayetleri ve erkek şiddeti bu denli artmışken, hukuki yaptırımları uygulamamak ve uluslararası sözleşmeleri kaldırmak kadın cinayetlerine ortak olmak demektir. Biz bu cinayetlere ortak olmayacağız, biz yaşam hakkı için eşit ve adil yarınlar için İstanbul Sözleşmesini savunmaya ve uygulanana kadar da haykırmaya devam etmeliyiz. İstanbul Sözleşmesi Yaşatır.

Öğrenci örgütlenmesi, hem TMMOB için hem de TMMOB içinde kadın örgütlenmesi için örgütlenmenin temelini oluşturulmalı, yapılan tüm organizasyonlarda öğrenciler de dahil edilmeli ve yeni örgütlenme modelleri için genç neslin görüşleri dikkate alınmalı.

Kadın çalışma grubu olarak sosyal medya aktif kullanabilecek, acil refleks oluşturabilecek bir platform kurulmalı ve yaygınlaştırılmalı. Sosyal Platform kurulurken hem geniş bir ulaşım ağı oluşturabilmek hem de sadece TMMOB’li kadın üyelerin paylaşımlar ve yorumlar yapabileceği bir platform olmalı. TMMOB kadın çalışma grubunun sosyal medya ağını yönetecek profesyonel çalışma arkadaşları olmalı.

MEDYADA HAKİM OLAN ERİL DİLE KARŞI ÇIKALIM

Kadın haklarının en çok göz ardı edildiği eril dilin hakim olduğu TV programları, gazeteler, haberler vb. yerlerde konuşulan dili kabul etmeyelim. Israrla bu tür yayınları şikayet edelim, itiraz hakkımızı her noktada kullanıp tepki gösterip TV ve gazetelere baskı oluşturalım.

Ülkemizde LGBTİ+ bireylerin var olduğunu dahi kabul etmeyen anlayışla mücadele etmek, LGBTİ+ bireylerin isyan çığlıklarına bir ses de bizlerin olması gerektiği açıktır. Ülkede temsiliyetin merkezi olan Mecliste bile yok sayılan LGBTİ+ bireylerin adını anmak dahi mümkün olmamaktadır. Kamu otoritelerince ve siyasetçilerce geliştirilen ayrımcı söylemler sistematik bir devlet politikası haline gelmiştir. Buna karşı durabilmek için TMMOB içerisinde de dayanışmayı büyütecek çalışmalar yapılmadığı görülmektedir. Önümüzdeki eylem planı içerisinde yer alması gereken en önemli çalışmamız LGBTİ+ bireyler ile dayanışma olmalıdır.

DAHA FAZLA DAYANIŞMA, DAHA FAZLA TOPLUMSAL BASKI

Gelinen noktada toplumsal değişim için doğru ve cesur politikalar şarttır. Bu politikaların oluşturulmasında kadın dayanışması, toplumsal talep ve baskı, yasaların uygulama talepleri çok önemlidir. Anayasadaki mevcut maddelerin yeterli olduğu açıktır ancak uygulanmamaktadır. Bunun için mevcut yasaların uygulanması yönünde daha fazla dayanışma ve toplumsal baskı gerekmektedir.

TMMOB, kuruluş amacı ve 67 yıllık mücadele tarihi boyunca daima “meslek alanlarına ve meslektaşlarına sahip çıkma mücadelesi” vermiştir. Bugün de TMMOB, kadın meslektaşlarının sorunlarına sahip çıkan ve çözüm önerilerini geliştiren,  kadın bakış açısıyla omuz omuza mücadele eden kadın meslektaşlarının birlik içinde görünür kılınmasını sağlayan daha güçlü bir örgüt olmalıdır.  Gelişen ve değişen dünya ve yaşam koşullarına göre TMMOB de hızlı refleksler geliştirerek görüş ve fikirlerini üyesiyle ve ülkesiyle paylaşabilecek, en iyi örgütlenme modelleri ile geçmişte olduğu gibi bugünde örnek oluşturabilecek güçtedir.

Yaşasın TMMOB, Yaşasın TMMOB Kadın Örgütlülüğü.”

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor