Veteriner hekimlerin sorunları katlanarak çoğalıyor

Adana Veteriner Hekimler Odası Başkanı Nihat Köse, Veteriner hekimsiz bir toplum sağlığının olamayacağı gerçeğinin, Covid19 süreciyle çok daha iyi anlaşıldığını; ancak yine de mesleki sorunlara çözüm getirilmesi için somut adımlar atılmadığını söyledi.

***

RÖPORTAJ: Yener EKİNCİ

ADANA (BÖLGE) – Veteriner hekimsiz bir toplum sağlığının olamayacağı, Covid19 süreciyle çok daha iyi anlaşıldı; ancak yine de onların sorunlarına çözüm getirilmesi için somut adımlar atılmadı. Adana Veteriner Hekimler Odası Başkanı Nihat Köse ile bu minval üzerinden bir röportaj çalışması yaptık.

Veteriner hekimlerin acil çözüm bekleyen sorunları nelerdir?

Sağlık meslek grubunda hizmet veriyor olmamıza rağmen, yasal olarak sağlık meslek grubunda tanımlanmıyoruz.  Tanımlanıyor olsak, bu grubun özlük haklarından istifade etmiş olacağız. Geçmişte Veteriner hekimler; salgın, bulaşıcı ve paraziter hayvan hastalıkları ile mücadele hizmetleri kapsamında, fiili hizmet zammı verilmesi gereken riskli çalışma alanları kapsamında değerlendirilmiş ve bu alanlarda görev yürüten veteriner hekimlere 2008 yılına kadar, her yıl için 2 ay süre ile “fiili hizmet zammı” verilmiştir. Mülga 5434 sayılı kanun yerine yürürlüğe konulan 5510 sayılı Sosyal Güvenlik Kanunun 40. maddesinde de aynı hüküm yer almıştır; ancak Anayasa Mahkemesi, 5510 sayılı Kanun’un bazı maddelerini iptal ederken, Veteriner hekimlerin yıpranma hakkını da iptal etmiştir.

Beşeri hekimlere var, veteriner hekimlere yok

Yıllar sonra sağlık çalışanları yıpranma hakkına kavuşmuş ve 03.08.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7146 sayılı kanun ile Sağlık Bakanlığında, insan sağlığı alanında çalışan bütün sağlık personeline yılda 2 ay fiili hizmet zammı verilmiştir. Yine aynı kanunla, emekli beşeri hekim ve diş hekimlerinin emekli aylık ücretlerinde, uzmanlar için 2000 TL, pratisyen hekimler için 1500 TL iyileştirme yapılmıştır; ancak ne hazindir ki geçmişte fiili hizmet zammından yararlanmasına rağmen doktor vb. diğer sağlık personelinin yararlanamamasının eşitlik ilkesine aykırılığı gerekçesi ile fiili hizmet kapsamı dışına çıkarılan veteriner hekimler, Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olarak yeni uygulamadan yararlandırılmamıştır. Hayvan hastalıkları ile mücadele hizmetlerinde çalışan veteriner hekimler, ülkemizin en ücra köşelerine kadar çok zor ulaşım şartlarında ve çalışma ortamında görev yapmaktadırlar. Çalışma ortamında fiziksel yaralanma riski yanı sıra, hayvanlardan insanlara geçen hastalıklarla (Zoonoz hastalıklarla) karşı karşıya kalmakta ve brusella, tüberküloz, vb. hastalıklara yakalanmaktadırlar. Bu çalışmalar esnasında ağır yaralanmalı hatta ölümlü vakalar yaşanmaktadır. Beşeri hekimler, veteriner hekimler ve diğer sağlık personelinin bir arada çalışmasını sağlayacak ve oluşumun kurumsal alt yapısını da içeren bir “Tek Sağlık Yasası” çıkarılmalıdır.

Veteriner hekimin, gündelik hayatımızda ki öneminin anlaşılması için neler söyleyebilirsiniz?

Hastalıklardan korunmanın birinci yolu da güvenilir gıdalar ile dengeli beslenmekten geçmektedir. Bu noktada gıda güvencesinin ve gıda güvenliğinin sağlanması ve denetimi öncelikle resmi otoritenin sorumluluğunda olmakla birlikte özellikle hayvansal gıdaların üretiminde ve denetiminde veteriner hekimler etkin rol oynamaktadır. Veteriner hekim kontrolünde yetiştirilen sağlıklı hayvanlardan elde edilen et, süt, yumurta ve bal gibi ürünler yine veteriner hekim kontrolünde hijyenik ve uygun koşullarda üretilmesiyle halka arz edilebilmektedir. Veteriner hekimler, gıda güvencesi ve güvenliğinde, bulunabilirlik, erişim, kullanım ve istikrar alanında önemli katkılar sağlarlar. Ayrıca; hayvan sağlığı ve refahını koruyarak, daha güvenilir, sürdürülebilir, çevreyi kirletmeyen ve istenmeyen maddelerden ari olan besleyici gıda teminine öncülük ederler. Bu bağlamda içinden geçtiğimiz COVID-19 pandemisi sürecinde daha da önemli hale gelen güvenli gıda arzının kesintisiz olarak sağlanması için özveri ile çalışmalarına devam etmektedirler.

Veteriner hekimler, çoğu zaman şiddet kurbanı olarak da gündeme geliyor. Sizce, can güvenliğinizin sağlanması için devlet yeterice tedbir alıyor mu? 

Kesinlikle hayır. Dünyanın her yerinde doktor, veteriner hekim, diş hekimi ve eczacıların sağlık sınıfında yer almaktadır. Bütün veteriner hekimler, halk sağlığı adına kamu sağlığı hizmeti veren bir meslek grubunun üyeleridir. Bu gerçeği kimse gözardı edemez. Ülkemizde veteriner hekimler, kamu sağlığı için aşılama yaparken, mezbahada et muayenesi sırasında, gıda işletmelerinde, sahada, muayenehanede, belediyelerde ve benzeri yerlerde hizmet verirken sık sık şiddete uğramaktadırlar. Veteriner hekimlerin hastaları hayvan olarak değerlendirilse de veteriner hekimler insanla doğrudan teması gerektiren bir sağlık hizmeti vermektedir. Bu da veteriner hekimleri çeşitli derecede şiddet kurbanı yapmaktadır. Halk sağlığı adına özveri ile sağlık hizmetini yürütmeye çalışan veteriner hekimlerimize giderek artan şiddetin önlenebilmesi için ‘Sağlıkta Şiddet Yasası’na dahil edilmesi veteriner hekimlerimizi koruyacak ve şiddet uygulamaya karşı meyilli insanlara karşı caydırıcı etki gösterecektir. Bunun için herkesi sorumluluk duygusuyla harekete geçmeye, veteriner hekimlerimizin sesini duymaya çağırıyoruz.

E-Reçete ile süregelen bazı sıkıntılar yaşıyordunuz. Halen devam ediyor mu? 

Yeterli olmayan birkaç düzenleme yapıldı; ancak sorun devam ediyor. Veteriner Hekimler klinikte veya dağ tepe zor şartlarda muayene ettikleri hayvanları tedavi etmek için, fatura ile aldıkları ilaçları ücretini hasta sahibinden alarak (pek çok zaman harman veresiye) uygular. Mali yönden fiş ve makbuz düzenler, vergi öderler. Mevcut mevzuat ile meslek kanunları ve icapları gereği en doğal hakkımız olan reçete yazma yetkimiz elimizden alınmıştır. E reçete İTS ve ATS isimleri verilen ve bize zulmetmekten başka hiçbir işe yaramayan sistemlerle maddi manevi zorluklar yaşamaktayız. İlaç takip ve aşı takip sistemleri, hiçbir kamu desteği olmaksızın ayakta duran, hayvan sağlığını, halk sağlığını, gıda güvenliğini ve çevre sağlığını korumaya ve geliştirmeye çalışan veteriner hekimlere astronomik para cezaları uygulamak için kullanılmaktadır. Hastayı muayene et,-bilgisayarla internete bağlan, (ahırda? Kırsalda?)-e reçete düzenle, -ilaç takip sistemine gir,- reçete kodu ile kendi yazdığın reçeteyi kendin satış yapıldı olarak göster, muayene makbuzu kes, sonra ilaçları hasta hayvanı uygula. Çekilen bunca çileye rağmen ette ve sütte kalıntı için reçete ve ilaç takip sistemi kullanılmamaktadır. Sistem sadece bir ilacı unutan veteriner hekime 16.000 TL haksız ceza uygulamak için kullanılmaktadır. E reçete, İTS ve ATS de hiçbir bir kamu yararı yoktur.

Türkiye’de veteriner hekim sayısı yeterli mi?

Serbest çalışan veterinerler anlamında Türkiye’de sayısal bir sıkıntı bulunmuyor. Ülkemizde 32 veterinerlik fakültesi var, 29’unda eğitim öğretim devam ediyor. Her yıl mesleğe 2 bin kişi katılıyor. Kamuda ise istihdam problemi var. Epeyden beri Tarım ve Orman Bakanlığı kontrol ve denetim hizmetlerinin layıkıyla yerine getirilmesi, Türkiye’deki hayvan hastalıklarından kurtulabilmemiz için yeniden hem kamuda hem de serbest çalışan veteriner hekimlerin görev tanımlarını talep ediyoruz. Bu noktadan bakılırsa kamuda veteriner hekim ihtiyacı var. Veteriner hekimler, kamuda istihdam için bakanlıktan haber bekliyor.

Veteriner Fakültesi sayısını fazla bulmuyor musunuz?

Plansız açılan Veteriner Fakülteleri; eğitim sistemimizi, hayvancılığımızı ve toplum sağlığını tehdit etmektedir. Gelişmiş ülkelerin, veteriner hekimlikle ilgili alanlarda güçlü bir teşkilat yapısı, etkili mevzuat ve hepsinden önemlisi kaliteli ve yeterli bir eğitim için gerekli önlemleri aldıkları görülmektedir. Dünyada bu kabuller varken, meslek örgütlerinin ve akademik camianın tüm uyarılarına rağmen, ülkemizde yeterli alt yapısı olmayan yeni Veteriner Fakülteleri açılmaktadır. Bunun son örneği Ereğli’de açılan Veteriner Fakültesidir. Gelinen noktada 32 Veteriner Fakültesi ile nüfusu 327 Milyon olan ABD’yi bile geçmiş bulunmaktayız. Bu hatalı uygulamalar sonucu; eğitim yeterliliğine sahip olmayan ancak adı fakülte olan kurumlar, yeterli donanıma sahip olmadan mezun olan çok sayıda veteriner hekim ve hatalı uygulamalar ile zarar gören insan sağlığı, çevre sağlığı ve hayvancılığımız olacaktır. Uygulanan bu politikalar ile ülkemizde veteriner hekim imajı yıpratılmakta ve adı farklı olan ancak müfredatı veteriner hekimlik müfredatına benzetilen Veteriner Fakülteleri vasıtası ile mesleki yeterliliği tam olmayan meslek mensupları yetiştirilmektedir. Aynı durum; Yardımcı hayvan sağlığı eğitimi veren eğitim kurumları için de gerçekleşmiş, uzaktan eğitim veren kurumlar uygulamalı hayvan sağlığı hizmeti veren programlar açmışlardır. Buradan mezun olan kişiler eğitimlerinin hiçbir bölümünde hayvana veya laboratuvar alet ve ekipmanına dokunmadan mezun olmaktadırlar. Belirtilen bu hususlar değerlendirildiğinde, uygulanan hatalı politikaların mesleğimize, eğitim sistemimize zarar verdiği, ama esasen ülkemiz hayvancılığına ciddi anlamda darbe vuracağı göz ardı edilmemelidir. Acilen yapılması gereken; Veteriner Fakültelerinin açılması için çekirdek eğitim programının netleştirildiği, asgari fiziki şartlarının belirlendiği, minimum öğretim üyesinin gerekliliği, destek personelin niteliği, öğretim üyesi öğrenci oranının ne olması gerektiği hususlarında açılış kriterleri oluşturulmalıdır. Bu hususlar dikkate alınarak, öncelikle, Yükseköğretim Kurulu Tarafından Eğitim ve Öğretime Başlanması ve Sürdürülebilmesi İçin Asgari Koşulları ve Genel İlkeleri belirlenen programlar içerisine Veteriner Fakültelerinin de dahil edilmesi, yeni fakültelerin açılmaması, mevcut fakülte sayılarının azaltılması veya coğrafi olarak uygun olanlar arasında birleştirmeler yapılması ve ÖSYM sınavlarında Veteriner Fakültelerine giriş için taban puan oluşturulması gerekir.

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor