YEREL YÖNETİMLERDE BAŞARIYA GİDEN YOL VE SOL BELEDİYECİLİK (1)

31 Mart 2019 ve 23 Haziran 2019 bir başlangıçtır. Asla bir son değildir. Bu mücadelenin başarı ile sonuçlanması, AKP’nin ve Recep Tayyip Erdoğan’ın ülke yönetiminden uzaklaştırılmasına bağlıdır.

-Asıl başarı yasakların kalkması

-Yolsuzlukların son bulması

-Ve yoksululğun ortadan kalkmasıdır.

Bunlar da yeterli değil, ülkenin demokratikleşmesidir asıl başarı. Bunun da birinci adımı!…

Referendumla başlayan, Cumhurbaşkanlığı seçimi ile kısmen devam eden, 31 Mart 2019’da olgunlaşan, 23 Haziran 2019’da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi ile zirveye ulaşan dört parti arasında kurulan güçbirliğinin bütün tuzaklara rağmen bozulmadan devam etmesine bağlı.

Kırılgan bir yapıya sahip olan bu oluşumun devam ettirilmesi maharetinin, neye mal olursa olsun gösterilmesi gerekiyor.

AKP’nin Suriye’de sürdürdüğü başarısız ve her yönü ile bataklığa saplanan politikaları ve en son gerçekleştirilen BARIŞ PINARI HAREKETİ dışarıdan çok iç politikaya yönelikti.

En büyük amacı da son üç seçimde CHP ile HDP arasında kurulan güçbirliğinin bozulmasına yönelikti. Bunda AKP kısmende olsa başarılı oldu da.

Şimdi AKP’nin tuzakları ile zedelenen bu ilişkiyi tekrar onarma görevi CHP’nindir. Zira AKP’yi ilk seçimde devirmenin ve Türkiye’yi demokratik parlementer bir rejime kavuşturmanın yolu buradan geçiyor.

Bunun başını da CHP çekmelidir.

İktidara yürümenin ikinci şartı ise CHP’nin 31 Mart 2019’da kazandığı belediyelerde başarılı olmasına bağlıdır.

Diğer bir deyişle genel iktidarı yakalamanın yolu, halkın bu konuda oluşmuş beklentilerini karşılamaktan geçiyor.

Şimdi herkesin gözü-kulağı bu belediyelerin üzerindedir.

Ne yapacaklar!..

Nasıl yapacaklar!..

diye takip ediyor halk onları ve hafızalarına not ediyorlar olup biteni. Bu husus asla unutulmamalıdır.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu konuda çok önemil bir aktör. Recep Erdoğan ne demişti!.. “İstanbul’u alan, Türkiye’yi alır” sözünü boşu boşuna söylememiş içi boş bir söz değildi.

Ama bu alma meselesi sadece seçimi alma değildi. Aynı zamanda seçimi alan yönetim toplumun gönlünü de alarak, onları yanlarına alabilmelidir.

Bu nedenle başta AKP’den alınan İSTANBUL-ANKARA ve ANTALYA başta olmak üzere, iktidarın küçük ortağı gibi ona can siper olan MHP’den alınan ADANA ve MERSİN’de de başarılı bir belediyecilik performansı gösterilmesi iktidara giden yolda büyük öneme sahiptir.

Yerel yönetim uzmanlarının belirttiklerine göre yerel yönetimlerde/belediyelerde hizmetler 3 başılkta toplanıyor.

1-Rutin hizmetler

2-Mega projeler

3-Sosyal-kültürel hizmetler

Bilnidiği üzere; yol açmak, su getirmek, kaldırım yapmak, çöp toplamak gibi rutin hizmetler her belediyenin yaptığı işlerdir.

Kente damga vuracak, ancak bir-iki tane yapılabilinecek olan projelere de MEGA projeler denir.

Bir de üçüncü bir alan var ki, asıl dikkat çekilecek bu alandaki çalışmalardır. Onlar da pahada hafif, yansıması büyük olan, küçük dokunuşlarla büyük katkı yapacak, ses getirecek sosyal projelerdir.

Yeni nesil belediyecilikte, bunu sağlıkla kullanan bir kavram benzetmesi ile AKAPUNKTUR BELEDİYECİLİK de deniyor. Yani küçük dokunuşlarla büyük yankıları ve dönüştürücü fonksiyonları olan sosyo-kültürel projeler belediyeciliği.

Bu üç hizmet alanının sosyolojik çözümlemesini masaya yatıralım.

-Rutin işler; Rutin işler nankördür, kimse görmez. Görülse bile belediyenin hanesine başarı diye yazılmaz. Biri az, biri çok, ama yapar anlayışı ile değerlendirildiğinden toplum göz önüne almaz.

Rutin hizmetler yoksulluğun diz boyu olduğu kentlerde memnuniyet yaratmaz. Siz istediğiniz kadar asvalt dökün, adamın arabası yoksa, onun için asvalt bin anlam ifade etmez.

Ya da güzel kaldırımlar döşeyin, işsiz-güçsüzce, kişinin işsizlikle meşgul olan kafası güzel kaldırımı görecek durumda mıdır ki.

Bu hizmet yapılmayacak mı? Elbetde yapılacak, ama zaten bu hizmetler her belediyenin rutin görevi olduğu için bunlarla övünmek gerekmez.

Büyük ve Mega projelere gelince, bu nevi projeler büyük yatırım, büyük para gerektirir, kredi gerektirir, büyük krediler için devlet garantisi gerektirir.

İktidar partileri genellikle muhalefetbelediyelerinin başarısını engellemek için onların mega projelerini işleme koymayabilir. Ülkenin yaşadığı ekonomik kriz mega projelere kaynak yaratmada yaşayacağımız sıkıntıların temel kaynağıdır.

(DEVAMI 14 EKİM 2021)

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor