Adana’nın geleceği kromda

Röportaj: Yener EKİNCİ

ADANA (BÖLGE) – Kısa bir süre önce, Maden Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanlığı görevine seçilen mesleğin duayen ismi Recai Can Yerçet, kentin sektörde ki son durumu ve yeni yönetim olarak hedefleri hakkında sorularımızı yanıtladı. Bor fakiri madenlerine karşın, bölge yeraltında çıkarılmayı bekleyen tonlarca krom yattığını ifade eden Başkan Yerçet, 2,5 ton kromdan 1 ton çelik elde edildiğini, paslanmaz çeliğin ise tonunun 2 bin 500 dolara satıldığını söyledi. Yerçet, fizibilete çalışması tamamlanan ferrokrom tesisinin Adana’da bir an evvel açılması için üzerlerine düşen ne varsa yerine getirmeye hazır olduklarını kaydetti.

***

Kısaca sizi tanımakla sohbetimize başlayabilir miyiz?

Adana’da, 1961 yılında dünyaya geldim. Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Maden Mühendisliği Fakültesi mezunuyum. Maden Tetkik Arama Doğu Akdeniz Bölge Müdürlüğü’nde, 8 yıllık bir memuriyet hayatım oldu. 1995 yılında, kendi isteğimle istifa edip ayrıldığımdan beri serbest maden mühendisi olarak çalışma hayatımı sürdürmekteyim. Çevre mevzuatı kapsamında ÇET dosyaları hazırlayan ve danışmanlık hizmetleri veren Yerçek Mühendislik firmasının sahibiyim. Bunun yanı sıra; Mersin’in Tarsus ilçesinde, camın hammaddesi olan karbon üretimi yapan bir işletmem bulunuyor. Geçmişte, Maden Mühendisleri Odası Adana İl Temsilcisi olarak görev yapmışlığım var. Ayrıca, Adana Şube’nin kurucuları arasında yer alıyorum.   

Odanızın kuruluş ve amaçları hakkında bilgi verir misiniz?

6235 Sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Kanunu ve Ana Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak kurulan, kamu tüzel kişiliğine sahip Maden Mühendisleri Odası, Anayasa’nın 135’nci maddesinde tanımlanan, kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur. Türkiye genelinde yaklaşık 20 bin, Adana’ya bağlı bin 300 üyemiz bulunmaktadır. Şube faaliyetlerimiz ise 2000 yılında başlamıştır. Doğal kaynakların bulunmasında, işletilmesinde, sanayinin gereksinimine uygun olarak hazırlanmasında ve pazarlanmasında, ülke ve kamu yararı doğrultusunda madencilik politikaları üretmek, bu hedefe ulaşmak için gerekli görülen bütün girişim ve etkinliklerde bulunmak gibi bir görevimiz var. Yanı sıra bazı sorumluluklarımız da bulunuyor. Bunları kısaca şöyle sıralayabilirim. Maden mühendisliği mesleğinin gelişmesi, üyelerinin hak ve yetkilerinin sağlanması ve meslek onurunun korunması için gerekli çalışmaları yapmak; madencilik alanında her türlü bilimsel ve teknik etkinliklerde bulunarak, bunları üyelerinin ve madencilik sektörünün yararına sunmak; madencilik sektörünün gereksinimi olan her aşamadaki teknik iş gücünün planlanması, personelin yetiştirilmesi ve eğitilmesi konularında çalışmalar yürütmek. Maden mühendislerinin gelişen teknolojilere ve değişen koşullara uyumunu sağlamak üzere meslek içi eğitim çalışmaları yapmak, belge, sertifika vermek ve bu madde hükümleri doğrultusunda her türlü yayını yapmak; iş güvenliği ve işçi sağlığı ile madencilik ve çevre konularında maden mühendislerinin yetki ve sorumluluklarını belirlemek; ölçüm, test ve kontrollere bağlı olarak hazırlanacak raporların ilgili standartlara uygunluğunu sağlamak; madencilik sektörü ile ilgili konularda meslekle ilgili bütün mevzuatı, normları, şartnameleri ve benzeri bütün evrakı incelemek, gerekli değişiklikleri yapmak, geliştirmek ve uygulamalarını denetlemek; üyeler arasında dayanışmayı sağlamak ve haksız rekabeti önlemek…

Yeni yönetimin misyonu ve vizyonu neler olacak?

Odamızda, yönetim kuruluyla beraber ortak kararlar almak yerine, yönetim şekli bireysele dönüşmüştü ve bu da bir eksiklik olarak görüldü. Kaldı ki, görev süresinin belirli bir yıl ile sınırlandırılması gerektiği görüşündeyiz. Bu, 3 dönemden, yani toplam 6 yıldan daha uzun olmamalı. Olması halinde, çalışmaların ahenginin düştüğünü gördük. Şunu da özelikle belirtmeliyim ki; odacılık faaliyetleri kesinlikle tabana yayılmalı ve bütün üyelere ulaşılmalı. Aksi halde, üyeler odadan uzaklaşıyorlar. Hep aynı isimler yönetimde olunca, diğer üyelerin görev almak gibi bir hedefi bulunmuyor. Bizler, bir süre görevde kaldıktan sonra, bayrağı genç maden mühendislerine devretmek amacındayız.

Meslektaşlarınızın sorunları ve çözüme yönelik talepleriniz nelerdir?

Yaşanan ekonomik ve toplumsal sorunlara paralel olarak meslektaşlarımızın sorunları da artmıştır. Genç mezunlarımızın en büyük sorunu olan işsizlik sorunu çözülmeli, meslektaşlarımız diplomalı işsizlikten kurtarılmalıdır. Kamuda maden mühendisi istihdamı artırılmalı, kadrolu ve güvenceli istihdam sağlanmalıdır. Bütün maden mühendislerinin ücretleri ve özlük hakları iyileştirilmelidir. SGK ile TMMOB arasındaki, ‘Ücretli Çalışan Mühendis, Mimar ve Şehir Plancılarının Asgari Ücret Denetim Protokolü’ yeniden yürürlüğe konulmalıdır.

Adana ve çevresinde ki madenlerden en çok neler çıkarılıyor?

Adana, jeolojik konumu nedeniyle çok çeşitli ve önemli yer altı kaynaklarına sahiptir. Bunlar, başta krom olmak üzere kurşun-çinko, barit, kuvars, agregave mermer olarak sayılabilir. 2,5 ton kromdan 1 ton çelik elde edilir ve paslanmaz çeliğin ise tonu 2 bin 500 dolara satılmaktadır. Yani Adana’nın geleceği kromda diyebiliriz. Çukurova’da 100 milyar dolarlık krom zenginliği olduğunu tahmin ediyoruz. Gerekli ferrokrom tesisinin kurulması, ülkemizdeki çelik endüstrisini de buna uyarlayarak kendi kaynaklarımızı kendimizin ortaya çıkarmasının önünü açacaktır. Kromdan yaklaşık 10 kat daha fazla katma değer sağlayan ferrokrom, ülkemiz ekonomisine ve iş yaşamına uzun vadede büyük katkı koyacaktır. Aladağ ilçesi Türkiye’nin krom ihracatının yüzde 25’ini tek başına karşılayan bir yapıdadır. Geçmiş yıllarda Adana’nın Aladağ ilçesine yapılan maden yatırımları ekonomiye, ihracata ve istihdama katkı koyduğu gibi kentten köye yeniden dönüşün de önünü açmıştır. Bu gerçekler ışığında vurgulamamız gerekiyor ki krom ve ferrokrom zenginliği olduğu düşünülen bölgelerde iş makinelerine dayanıklı yollar yapılması, yeterli enerji ve su temin edilmesi, tamamlanmış altyapı olanaklarıyla sektörün rahatlıkla yatırım yapabileceği ortamlar da sunulmalıdır.

Kalifiye maden işçisi bulmakta zorluk çekiyor musunuz?

Türkiye genelinde vasıflı işçi sorunu var; ancak bizim bölge için bu geçerli değil. Aladağ köylerinde yaşayan insanlar, babadan oğula geçen düzeyde madenci oldukları için bu konuda Adana’da bir sıkıntı yaşanmıyor.

Amerika ve Avrupa’ya kıyasla Türkiye’de madencilik ne durumda?

Maliyetlerin yüksek oluşu nedeniyle iş güvenliği açısından iyi bir seviyede değiliz. Bu noktada kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Amerika, Avusturya ve Kanada gibi ülkelerde, devlet madencilik faaliyetlerine destek veriyor. Maalesef Türkiye’de bu yok. Örneğin; madenci iş yapmak, sahasını genişletmek istiyor ama 6 aydan önce izin çıkaramıyor. Orman payları da çok yüksek. Vergi,  İşçi maaşları ve sigorta giderleri ile maliyet daha da artıyor. Zaten küçük ve orta ölçekli madenci kalmadı artık. Madenciliğin gelişmesi için Türkiye’de kesinlikle Maden Bakanlığı kurulması lazım. Çünkü madenlerimizi gerektiği gibi kullanamıyoruz. Gerektiği gibi kullanılsa ekonomisi güçlü bir Türkiye ortaya çıkar. Madencilikle alakalı odamızın görüşlerine başvuruyorlar, dinliyorlar; ama değerlendirmiyorlar. Yine kendi bildiklerini yapıyorlar.

Bu sohbetin gerçekleşmesine zaman ayırdığınız için teşekkür ederim

Ben teşekkür eder, yayın hayatınızda başarılar dilerim.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Röportaj

    Sağlık

    Spor